BULMACA
ŞEFFAF ODA
Almanya’nın Mannheim kentindeki Türk kardeşlerimizle görüşmek ve “sohbet”te bulunmak amacıyla, (Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı) TÜRKSAV Başkanı, değerli şair ve yazar Yahya Akengin’le birlikte, 17 – 20 Şubat 2010’da bu bölgeye gittik. Ankara-Esenboğa hava limanından ayrıldıktan 3 saat sonra, Frankfurt hava alanına inip cep telefonlarımızı açtığımızda, Türk Büyükelçiliği’nin “Almanya’ya hoş geldiniz 004930275850" mesajını okuyor, o andan itibaren, sanki kendi ülkemizde olduğumuzu hissediyorduk…
Gerçekten de, kendisini, 2009 yılı Kapadokya Şiir Şöleni etkinliklerini sunarken tanıdığımız,Televizyon program sunucusu, siyasî danışman ve organizatör Şahismail Kaya Beyefendi’nin dâveti üzerine gittiğimiz Mannheim’de; Almanya’daki hemen bütün Türk’lerin hukukî sorunları ile yakından ilgilenen ve çeşitli kuruluşların hukuk danışmalığını yapan Av.Mehmet Kanber Beyefendi başta olmak üzere, Ali Özyürek, Erol Işık, Tarık Bayram, Abdurrahman Türkoğlu, Orhan Taşdemir ve Hasan Dağ ve diğer soydaşlarımızın sıcak ve samimi ilgileri, ikram ve izazları bizi son derece mütehassis etti. 18 Şubat gecesi, Mannheim’e 320 Km. uzaklıktaki Duisburg’tan yayın yapan “Kanal/Avrupa” Televizyonu’na dâvet edilmiştik. Yahya Akengin, Şahismail Kaya ve Hasan Dağ ile birlikte katıldığımız ve her hafta Perşembe günleri, şair Ali Yakar’ın hazırlayıp sunduğu iki saat süren “Dost Dilinden” adlı programda, bol bol şiir okuma ve müzik dinleme imkânını bulmuştuk. Ertesi gün, yine Şahismail Kaya ve Abdurrahman Türkoğlu, bizi, Almanya’nın güneybatısında, Neckar ırmağının, Oden ormanın tepelerinden çıkıp, Ren Ovası’na girdiği noktada yer alan Heidelberg’e götürdüler… Dünyaca meşhur Matbaa Makinelerinin imal edildiği Heidelberg tesislerini görmek amacıyla gittiğimiz bu kentte, ırmak kıyısından 100 m. uzaklıkta yükselen ve kırmızı kum taşından inşa edilen Heidelberg Şatosu’ndan başka, Kutsal Ruh Kilisesi, 1945’ten sonra yeniden inşa edilen Karl-Theodor Köprüsü ve Cizvit kilisesi önemli yapılar arasında yer alıyordu…
MANNHEİM'DEN İNTİBALAR
Abdullah SATOĞLU tarafından yazıldı
Salı, 09 Mart 2010 12:41
Almanya’nın Mannheim kentindeki Türk kardeşlerimizle görüşmek ve “sohbet”te bulunmak amacıyla, (Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı) TÜRKSAV Başkanı, değerli şair ve yazar Yahya Akengin’le birlikte, 17 – 20 Şubat 2010’da bu bölgeye gittik. Ankara-Esenboğa hava limanından ayrıldıktan 3 saat sonra, Frankfurt hava alanına inip cep telefonlarımızı açtığımızda, Türk Büyükelçiliği’nin “Almanya’ya hoş geldiniz 004930275850" mesajını okuyor, o andan itibaren, sanki kendi ülkemizde olduğumuzu hissediyorduk…Gerçekten de, kendisini, 2009 yılı Kapadokya Şiir Şöleni etkinliklerini sunarken tanıdığımız,Televizyon program sunucusu, siyasî danışman ve organizatör Şahismail Kaya Beyefendi’nin dâveti üzerine gittiğimiz Mannheim’de; Almanya’daki hemen bütün Türk’lerin hukukî sorunları ile yakından ilgilenen ve çeşitli kuruluşların hukuk danışmalığını yapan Av.Mehmet Kanber Beyefendi başta olmak üzere, Ali Özyürek, Erol Işık, Tarık Bayram, Abdurrahman Türkoğlu, Orhan Taşdemir ve Hasan Dağ ve diğer soydaşlarımızın sıcak ve samimi ilgileri, ikram ve izazları bizi son derece mütehassis etti. 18 Şubat gecesi, Mannheim’e 320 Km. uzaklıktaki Duisburg’tan yayın yapan “Kanal/Avrupa” Televizyonu’na dâvet edilmiştik. Yahya Akengin, Şahismail Kaya ve Hasan Dağ ile birlikte katıldığımız ve her hafta Perşembe günleri, şair Ali Yakar’ın hazırlayıp sunduğu iki saat süren “Dost Dilinden” adlı programda, bol bol şiir okuma ve müzik dinleme imkânını bulmuştuk. Ertesi gün, yine Şahismail Kaya ve Abdurrahman Türkoğlu, bizi, Almanya’nın güneybatısında, Neckar ırmağının, Oden ormanın tepelerinden çıkıp, Ren Ovası’na girdiği noktada yer alan Heidelberg’e götürdüler…
Devamını oku
Yorum Ekleyin (0)
Okuma: 4









SİGARA YASAĞI İLE NE DEĞİŞTİ
Sigara yasağının kapsamını genişleten düzenlemenin 19 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe girmesiyle eğlence hizmeti verilen işletmeler ve lokantalar dahil kamu ve özel hukuk kişilerine ait tüm binaların kapalı alanlarında tüt...
Mahallemize yeni taşınmışlardı. Benden en az on yaş küçük bir kızdı ama yürek yakmayı, erkeklerin kalplerini hoplatmayı iyi biliyordu. Aramızda yaş farkı olduğu halde, gönlüme ferman dinletememiş, tutulmuştum bu komşu kızına. O da sanki bu tutkunluğumu anlamış da, beni ke...
DOSTLUK
Olmasa da olur dediğimiz insanlarla doludur hayatımız; tanıştığımız, selamlaştığımız; klasik cümlelerle iletişim kurduğumuz, yanıtlarını merak etmediğimiz sorular sorduğumuz...
İyi insan olmadıkları için mi uzak dururuz onlardan? Hayır, hiç sanmı...



