ŞİİR ŞİİR ŞİİR


Bir Şiir Kaç Cehennemden Doğar
-Ne halleri varsa, görsünler-

 Neşe Yaşın

"Bir Pazar sabahı içimde garip bir duyguyla uyandım. Sanki o anda dünyanın bir yerinde birisi benimle ilgili bir karar almıştı ve bu benim hayatımı etkileyecekti. Yatakta doğrulmuş dehşet içinde bunu düşünüyordum. "

Sezgilerin gücüne inansam da rasyonalist tarafım buna direniyor ve bana “saçmalama” diyordu.Üstelik sabahın bu vaktinde... Kapının altından atılan günlük gazeteyi elime aldığımda, büyük boy bir fotoğrafımı görünce daha da şaşırdım. Yazının benimle doğrudan pek ilgisi olmamasına rağmen fotoğrafım kullanılmıştı. Orada kendimle bakıştım ve bir süredir beni kıskacına alan melankolik şair hallerimden çıkmak için bir direnç aradım.


Şiir Şiir Şiir

Hayatımın böylesi dönemlerinde bir ikilem yaşarım hep. Kendimi bırakıp dibe çöksem belki orada gizli bir şiir bulacağım.Şairlerin cehennemine doğru mu gitsem yoksa reel hayata dönüp şu kederli hallerime üzülenleri mutlu mu etsem? Ne dünya! Bir kez kendine eş olarak şiiri seçmişsen artık senden hayatın başka hiçbir alanında iyi bir şey olmaz. O cehenneme gidilip gelindikten sonrası ise mutluluğun doruklarında dolaşmak gibidir. Beni çok mutlu eden yeni bir şiir yazdığımda, çevremdekilerden şu soruyu işitirim hep. “Ne oldu sana? Işıl ışıl yanıyorsun. Aşık mı oldun yoksa?” Doğrusu, çok da aşka benzer birşeydir bu... Şiiri günlerce yanımdan ayırmam; çıkarıp çıkarıp okurum onu. Zaten kısa bir süre sonra ezberlediğimden içimde onun müziğiyle dolanırım.


Kederli dönemlerde dibe çökebilmek bir cesaret işidir. Dibe çöktüğün zaman birden yukarıya doğru fırlarsın ve derin bir nefes alıp hayatla buluşursun orada. Ya da dibe bırakmazsın kendini, sığ sularda idare edersin.

BİR ŞİİR

KAÇ CEHENNEMDEN DOĞAR

-Ne Halleri Varsa Görsünler-



Geçen yıl, Kıbrıs’ta Birleşik Demokratlar partisinden milletvekili adayı olduğum sıralar, uzaklardaki Rüzgar Prensim “Beni çok üzdüğünü bildiğini ve onun için ne kadar değerli olduğumu anlamam için ayrılmamızın daha iyi olacağını” söylemişti. Böylesi durumlarda düştüğüm durumları bildiğimden; yaklaşan felaketi hissederek dehşete kapılmış ve şöyle demiştim: “Bunu yapamam. Şimdi yas tutamam. Bugün, iki televizyon çekimi ve yarınki mitingde konuşmam var; kıpkırmızı gözlerle mi gideyim oralara?” Özel hayat ve kamusal hayatın en keskin biçimde birbirinden ayrılması gerektiği bir noktada, bütün gözleri üzerime dikmiş, değirmenlere karşı savaşıyordum. 

BSonunda, sağ-salim o dönemi de atlattım. Partinin yenilgisine rağmen, barış için birşeyler yapmış olduğuma ve en azından tercih oylarında birinci gelmeme sevindim ... Seçim tantanasının hemen ardından, zincirlerimden boşalmış gibi ertelenmiş kederime doğru yuvarlanmaya başladım. Yine de dibe bırakamıyordum kendimi... Olumsuz bir enerji ile binbir türlü aksiliği hayatıma davet ediyor; kredi kartımı kaybedip, gümrükten aldığım pahalı kremleri havaalanında unutuyor, kazı halindeki İstiklal’de yüksek ökçelerle dolaşırken ayağımı burkup parmağımı incitiyor, ütüyle kendimi yakıyordum. Belki ruhumu azıcık özgür bıraksam şair cehennemindeki şiirime kavuşacak ve sonra nefessiz kaldığım derinlerden yukarıya fırlayıp güneşin serin sulardaki ışıltılarına bakıp yeniden yaşama sevinci duyacaktım.

Havada mutluluk vaatlerinin dolandığı o yaz başlangıcında derin kedere kendimi teslim edemediğimden hafif hüzünlü ortalıkta dolanıyordum ki, bu duruma dair bir “erkek bilgisi”ni tahrik etmiş olmalıyım. Kısa süre sonra Eros’un okunu yeniden kalbimde hissedip kendimi Yunan denizinin kıvırcık saçlarında gezinen bir gemide giderken buluverdim.
Şairler cehennemi ve orayı geçtikten sonra ulaşılacak cennet, ya da şu şiir “cehennet”i benden daha da uzaklaşmıştı. Derinlere gömdüğüm kırgınlığımı sığ sularda yüzerek avutmaya çalışıyordum. İçimdeki şiir denizi geriye çekilmişti.
Şairler ve onların çevresindeki zavallı şiirzedeler şu yaratma huzursuzluğu halini iyi bilirler. Ama şairlerin yakınları için de cennet ve cehennem söz konusudur. Bir şair, bazı zamanlarda her ne kadar çekilmez olsa da iyi anlarında tadına doyulmaz.
Şairlik, daha çok erkeklere ait bir durum olarak kabul edilip kadınlar şairlikten çok “esin peri”liğine değer bulunduğundan ve onların kendileri için her türlü kolaylık ve imkanı sağlayacak özverili karıları olmadığından şair kadınlar için durum epey çetrefildir.
Birkaç yıl önce kederin ağırlığına dayanamayıp gittiğim psikanalist: “İsterseniz vazgeçelim. Bunu çözeriz ama o zaman da bu kadar iyi yazamazsınız” demişti. Her alanın uzmanlığı önemlidir ama söz konusu şairler olunca, onlar insana dair sırları en iyi keşfedenler değil midir? Freud bile “Nereye gitsem benden önce bir şairin oraya gittiğini görüyorum” demişti
Hem, acı çeken biri için üzülünse de aşkın ve şiirin celladı olmayı kim ister?.

 Neşe Yaşın

 Yazarın makale arşivi »

 

 
 
 
 

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü.
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920. ATATÜRK.

"


MAKALE

Kalem dost mu düşman mi?
21.05.2019                

Ölülerin s/ulağında geniş acılı yangınlar… Belki de bir hurafe mutluluk, o kaygı eşiğini geçemediğin elemin de ezikliği ...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


BorÇluyuz daha Çok yaŞamaya
20.05.2019                .

.
‘’Oysa ne kadar emin kendinden gece! Gören bir yetişkin… Sürekli yenileyen ve yenilenen, ölümü unutmadan yaşama tutkun dinginl ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Halay çekerken dikkat edilmesi ge
23.05.2019                  .

Malum yaz ayları eli kulağında geldi gelecek... Yaz geldi mi düğünler zirve yapar haliyle... Düğünlerin en önemli ögelerinden birisidir...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler