Bir Öz Eleştiri
Şevki Dinçal

Sevgili Dostlar,

Bu yazı, adından da anlaşılacağı gibi tamamen bir özeleştiridir. Uzun sayılabilecek bir zamandır, bu değerli edebiyat sitesinde birlikteyiz. Bu sitede ve sizlerle birlikte olmaktan, aynı ortamı paylaşmaktan son derece mutluyum. Şahsen tanıdığım değerli dostlarım olduğu gibi, şiirlerini okuduğum, dinlediğim dostları da bu sitede buldum. Başta bu siteyi kuran Sevgili Ayşegül Hanımefendi olmak üzere emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Lise ve üniversite yıllarında yazdığım ve bir defterde topladığım şiirler kaybolunca uzun süre yazamadım. İlk zamanlar serbest bir şeyler karalıyor ve onları şiir olduğunu sanıyordum.Uzun bir suskunluğun arkasından, belki yöremin özelliği, belki de başka nedenlerle, hece veznine ilgi duymaya başladım. İlk şiirimin, bir edebiyat dergisinde yayımlanmasını hiç unutamıyorum. Kendimi bir şey sanmaya başlamıştım ve sanki ayaklarım yere değmiyordu. O zamanlar, bazı meşhur şairlerin eserlerine bakarak, onlarda kusur arayıp buluyor, bu şekilde kendimi bir yere gelmiş sanıyordum. İlk üç kitabım da, ne yazık ki bu havayla çıktı. Bilmem neden çevremde bulunan dostlarımdan ve bu işi bilenlerden , özellikle olumsuz anlamda hiç bir eleştiri gelmiyordu. Sonraları yazmaya ilgimin artması nedeniyle , işi daha fazla ciddiye alıp, okudukça, yazdıkça hatalarımı anlamaya başladım ama iş işten çoktan geçmişti. Çıkan üç kitapta, elbette bana göre güzel şeyler vardı ama şiirlerimde kafiye, yer yer durak, bütünlük hataları vardı. Belki şimdi yazdığım şiirlerde bile hâlâ bazı eksiklik ve hatalar var. Çünkü bazen göremiyor, farkına varamıyorsunuz. Bunu tüm içtenliğime söylüyorum, eğer bu gün ki aklım olsa, o üç kitabımdaki şiirlerin en az yarısını çıkarır, diğerlerini de gözden geçirirdim.

Bunu neden söylüyorum. Bu site, bir edebiyat sitesi olduğuna göre, hoşgörünüze sığınarak kendimden yola çıkarak bir öneride bulunmak istiyorum.

Bilmeden eleştirmek ne kadar yanlışsa, iyi olmayan bir şiir ve yazıya iyi demenin de, o kadar yanlış olduğunu en azından bunun eleştirilen kişiye, haksızlık olduğunu düşünüyorum. Serbest ve aruz vezni ile yazılan şiirler konusunda haddimi aşmak istemiyorum.Hece ile yazılanlar konusunda ise, bir iki şey söylemek isterim.

Hece vezninin olmazsa olmaz, geleneksel kuralları vardır. Bu kuralları hece şiirine ilgi duyanların bilinmesi gerekir. Redifi, ses benzemesini kafiye olarak görüp durak hatalarıyla yazılan bir şiirin, kuralları çok iyi bildiğini düşündüğüm biri tarafından, övgüler dizilmesini anlaşılır bulmuyorum ve yazan kişiye haksızlık olarak değerlendiriyorum.Hepimiz duygularımızı ifade etmeye, hem de güzel ifade etmeye çalışıyoruz. Aynı durumları ben de yaşadım. Yazalım, elbette hata da yapalım. En erdemli ve cesur davranışlardan biri, hatayı kabul etmektir. Aksi taktirde, gelişemeyiz ve hatalarımızı düzeltemeyiz. Bu nedenle her zaman eleştirilere açık olmalıyız. Neden eleştirildiğimiz değil, bunun hangi amaçla yapıldığı önemlidir diye düşünüyorum.

Gelin kimseyi üzmeden, başka amaç peşinde koşmadan , şiir adına, edebiyat adına, güzellik adına, hem eleştirilere açık olalım, hem de yanlışın üzerine, bir başka yanlışla gitmeyelim.Unutmayalım ki bir şey zamanında yapılırsa değer ve bir anlam ifade eder. Söz zamansız ve mekânsızdır. Onu ağızdan çıktıktan sonra tutmak olası değildir ama yazı kalır ve bir gün, hiç ummadığımız bir anda, karşımıza çıkar. Hepimizin Türk şiiri ve güzel Türkçemiz adına sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.

Bu sitede bulunan arkadaşlarımın çoğunun yakından tanıdığı düşündüğüm, yıllarını şiire vermiş eğitimci ve şair bir dost “Şiir adına yola çıkanların edebiyatımıza girmiş aruz, hece ve serbest vezinleri konusunda, yazmaları şart olmasa bile bilmeleri , bilgi sahibi olmaları gerekir” diyor ve ben de bu söyleme katılıyorum. Ayrıca yazdığımız şiirlerde edebi sanatların da bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Hepimizin mesleği, tahsili, sosyal durumu ne olursa olsun, birbirimizden öğreneceğimiz şeyler vardır. Hiçbir insan yoktur ki, ondan öğreneceğimiz bir şey olmasın. Herkesin doğrusu, güzeli elbette kendinedir. Bu aynı zamanda göreceli bir kavramdır. Bunu kabul ediyorum. Yalnız genel kâbul haline gelmiş, bazı kurallar vardır ki, bu yolda yürüyenlerin, bu kuralları bilmesi, öğrenmesi, yazarken ve eleştirirken bunlara dikkat etmesi gerekir. Başta da söylediğim gibi, ben bunun sıkıntısını çok çektim ve hâlâ da çekiyorum.

Şiir dinletilerinde, bir araya geldiğimiz toplantılarda, radyo programlarında da,bu hatalar yapılıyor.Edebi değeri olmayan, hatta hiçbir şey ifade etmeyen, nice yazıları alkışlıyoruz. Karşımızdaki insanı kırmak istemiyorsak, hiç değilse suskun kalmamız gerekmez mi? Hepimizin çevresinde, kendini büyük şair olarak gören, nice insan var. Bazılarımız bu insanların yüzüne değilse bile, arkasından gülüyoruz.Ben bunun çok tanığı oldum. Hiçbir insan bunu hak etmiyor sevgili dostlar. Yanlış anlaşılmasın, ben kendime, şimdiye kadar bu kelimeyi (ŞAİR)lâyık göremedim. Bunu sakın mütevazılık olarak kabul etmeyin. Beni tanıyanlar çok iyi bilir. Bu ünvanın çok ağır bir mesuliyet olduğunu bildiğim için adımın önünde kullanmada sıkıntı yaşıyorum. Zaman bunun kararını zaten verecektir.

Değinmek istediğim bir başka konusu ise özellikle konumuz şiir olduğuna göre, şiirlerimizi yazarken yaptığımız edebi( söz) sanatlarıyla ilgili durumdur. İmgenin yanında şiirlerimizi yazarken yaptığımız belki de çoğumuzun farkında olmadığı söz sanatlarının ne olduğu gerçeğidir diye düşünüyorum. Ben de çoğu zaman bu konuda şaşırıyor ve ne yaptığımın farkında olamıyorum.

Bu yazıyı, bir dostun, küçücük bir önerisi kabul edin. Lütfen tanıdığımız , sevdiğimiz biri olsa bile, güzel veya kuralına göre yazılmamış, önemli imla ve dil hataları olanlara övgüler sıralamalım. Bunun en çok zararını, o kişi görüyor.

Son bir söz;

Yukarıda da ifade ettiğim gibi herkesin hata yapma hakkı var yapılır da. Ben de yapıyorum. Bu hataları bazen göremiyor, bazen de dile tam olarak hakim olamadığımız ve çaresiz kalıyoruz.

Beni bu güne kadar,gerçekten iyi olma adına eleştiren, yol gösteren emeği geçen dostlarıma, hocalarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Ne olur beni yanlış anlamayın. Çünkü yanlış anlaşılmaktan iftira kadar korkarım.

Güzel duygularda, nice güzel dostluklarda buluşmak üzere, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


Not: Yukarıda da belirttiğim gibi edebi sanatlar konusunda bilgiye bu ortamda ulaşmak çok kolay. Ben yine de bir başlık altında yazımın altında kısaca değinmek istedim. Şevki DİNÇAL


EDEBİ SANATLAR


A) MECAZLARLA İLGİLİ SANATLAR
TEŞBİH (BENZETME - İSTİARE (Eğretileme) (Açık – Kapalı- Temsili İstiare) -MECAZ-I MÜRSEL (Ad Aktarması)- KİNAYE -TEŞHİS (Kişileştirme) İNTAK (Konuşturma - TARİZ (İğneleme, söz dokundurma)

B) ANLAMLA İLGİLİ SANATLAR

TENASÜP (uyum, uygunluk )- TEVRİYE (Çift gerçek anlamlı, ) TECAHÜL-İ ARİF (Bilmezlikten Gelme) -HÜSN-İ TALİL - TEZAT (Zıtlık, karşıtlık) -LEFF -Ü NEŞR (Açma ve Yayma) TELMİH (Çağrışım, anıştırma) MÜBALAĞA (Abartma) TEKRİR (Tekrar, Yineleme) NİDA (seslenme) İSTİFHAM (Soru sanatı) RÜCU (Cayma, dönme, vazgeçme) TERDİD (Beklenmezlik KAT'I (Kesiş) SEHL-İ MÜMTENİ-AKİS

C) SÖZLE İLGİLİ SANATLAR

CİNAS-ALİTERASYON (ses ve hece yinelemesi)-SECİ (İç Uyak-İRSAL-I MESEL (Örnekleme)

 

 

 

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8162&catid=67&Itemid=247

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

72'nci Cannes Film Festivali

72'nci Cannes Film Festivali Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü. 72'nci Cannes Film Festivali
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

tülay aslan
KÖR AŞIĞIMA

GÜNÜN İNCİSİ

Harika Ufuk
MERSİN GÜZELLEMESİ

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ



Haftanın Şiiri

Cevat Çeştepe
Kavuşmalar



Haftanın Hece Şiiri

Murat Gökçe  
İSTEMİYORUM

Diğer Haftalar

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Huzur mu istiyorsun, az eşya az insan.    Franz Kafka

"


MAKALE

Teslimiyet 10
19.10.2019                

Görüldüğü gibi sömüren sistem iç...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Mavİden ve en asİsİnden bİr d
19.10.2019                .

.
‘’…acıdan güven duygusu yaratan bir yarın ki hayatın diyalektiğine ilişkin bir arif bilgisidir. Sonsuzluğu gören insanın, ke ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Sihirbaz
18.10.2019                  .

Mavi bulut. Asi eksen. Sevdalı bir mizansen katıksız gözyaşı. Diril gölgeler Tevazu mağduru sevdalar Göğe konuşlu kompartıman. M...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler