Söz Verdim
Ruhuma
Fatma Dokuyucu

Donup kalmıştım öylece… Biri bana burada olanı biteni anlatabilir miydi ki?
Etrafımda da kimse yoktu. Kimden, neyin izahını bekliyordum ben?.

Az önce yaşadığım olayın şoku hala üzerimdeydi. Asla gerçek olacağına inanmazdım kendim yaşamamış olsaydım. En kötü kâbuslar bile böylesi kötü olamazdı. En azından ben öyle düşünüyordum..

Ruhum… Ruhum beni terk etmişti. “Bırakıyorum” demeden, ikaz etmeden, süre tanımadan hem de…

Ben ruhsuz halimle nasıl yaşardım? Yazısız bir kâğıttan, çiçeksiz bir bahardan, ötmeyen bir bülbülden ne farkım kalmıştı ki şu an?

 

 

Şoktaydım...Acele etmem, ruhum fazla uzaklaşmadan bana dönmesi için ikna etmem gerekiyordu.

Her yolu denemeli tüm imkânları zorlamalıydım.
Dönmeliydi bana!

Kara kara düşünmeye başladım. Çok yüklenmiştim ruhuma. Akıl almaz acılarla sınamıştım. Aslında kızamıyordum da ona…

En son ne zaman mutlu olmuştu? Ne zaman gülmüştü en son? Ne zaman sevmişti? Hatırlamıyordum bile…

Helal olsun! İyi dayanmıştı aslında bu tür bitmek bilmeyen mutsuz hallerime.

Habersiz gitmesini haklı kılar mıydı bu? Kabul etmeliydim ki; kolay değildi benimle yaşamak. Dünyanın güzelliklerine gönül gözümü kapatalı uzun yıllar olmuştu. Kaderin bana sunduğu aydınlıkları görmeyecek kadar bir hüzün duvarı örmüştüm yüreğime. Ruhumun çaresiz uğraşları, beni yormaktan başka bir şeye yaramamıştı.

Arada sesini duyurabilse de, ona bin bir sebep gösterip sevme planlarından caydırmayı beceriyordum.

Sonunda pes etmişti ya da ben öyle sanmıştım. Meğer kaçabilmek için fırsat arıyormuş.

Ne yapmalıydım? Nasıl çağırabilirdim ruhumu? Nasıl?

O, onu seven bir ruhun peşinden gitmişti. Yüzünde daha önce hiç görmediğim bir ışıltı vardı. Mutluydu…

Sesli güldüğünü hiç duymamıştım önceleri. Kahkaha sesleri kulağımdan gitmiyor şimdi. Özgürlüğüne kavuşmanın sevincini yaşıyordu coşarak.

Gözümün önünden nasıl da kaybolmuştu? Çaresizliğin yarattığı panikle deli gibi bağırmıştım. Kaybedemezdim onu asla! Var gücümle, çıkarabileceğim en yüksek sesle çağırıyordum onu. “Ruhummmmm dön bana!” diye haykırıyordum.

 

İçimdeki boşluk zifiri zindanlara düşürmüştü beni. Üşüyordum! Ruhumun buradan ayrılalı henüz yarım saat olmamıştı ve benim dünyam şimdiden karaları giymeye başlamıştı. Anlamını yitirmişti dünya; böyle yaşayamazdım.

Bir geri gelse, bir dönse; hayatımı değiştirmek için elimden gelen her şeyi yapacak, onun sözünü dinleyecektim. Hüzünle olan sevdamdan bile vazgeçmeye hazırdım artık… “Yeter ki beni öyle yarım, öyle anlamsız, öyle ruhsuz bırakmazsın” diyordum tüm benliğimle.

Hiç mi acımıyordu bu halime? Hiç mi dokunmuyordu perişan oluşum kendisine? Hâlbuki beni herkesten iyi tanıyan dert ortağım, sırdaşımdı o! Elimi bırakmamalı sonsuz karanlıklara itmemeliydi beni… Söz vermeye, hatta yemin etmeye bile hazırdım.

“Dön ne olur!” diye haykırmaya devam ettim. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum artık.

Şuurumu kaybetmek üzereydim. O an önümde, gözlerimi kamaştırırcasına nurlara sarılmış ruhum sesleniyordu bana kısık, fısıltı halinde bir sesle. Yanında, birlikte gittiği ruh varken hem de…

-Söz ver bana! Bundan sonra mutlu olmamıza izin vereceksin…

Öyle şaşkın, öyle mutluydum ki o an… Tüm kalbimle haykırdım:

Eve döndüğümde ilk yapacağım şey, oğlumla uzunca vakit geçirmek olacaktı…

Merak içindeydim ve ineceğim yere varmama sadece on dakika kalmıştı. “Kızın ilgisini nasıl çekebilsem” diye düşünürken, güzel bir tesadüf imdadıma yetişti.

Çocuğun elindeki oyuncağı düşmüş, oturduğum yere doğru yuvarlanıyordu.

Oyuncağı yerden alıp çocuğa uzattığımda, annesi gülümseyerek teşekkür etti. “Ne kadar tatlı bir anne oğulsunuz” diyerek tatlı bir sohbete başlamak istedim hemen. İçimdeki merak uykumu çoktan kovmuştu.

“Sağ olun” derken, kızın gözleri sulandı birden. Tuhaf bir hüzün, yıldırım hızıyla çökmüştü az önce gülümseyen o melek yüze.

“Ablamın yadigârı” diyebildi fısıltıyla. “Eniştemle ablamı iki yıl önce bir trafik kazasında kaybettik. O zamandan beri yeğenime ben bakıyorum” derken; çocuğu, gördüğüm en derin, en şefkatli, en sevgi dolu bakışlarla okşadı adeta.

Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Bu ihtimal düşündüklerimin arasında yoktu. O kadar duygulanmıştım ki…

O an trenin freni kopardı gözlerimi bu müthiş tablodan. İnmem gereken yere ulaşmış, acilen çıkış kapısına doğu gitmem gerekiyordu.

Son bir gülümsemeyle veda ederek kalktım yerimden.

Ruhum ağlıyordu…

Fatma Dokuyucu

 
 
 

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Kemal DOĞANAY
SÖZÜM BENİM

GÜNÜN İNCİSİ

Armağan DİNÇBAŞ
Ay Işığı

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. ATATÜRK

"


MAKALE

Su gibi aziz ol, azizim
25.03.2019                

Duyguların eylem yaptığı yorgun bir günün teninden dökülen yaşlar bunlar ve elzem her biri az sonra’nın farkını üstlendiğim...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Ütopya
23.03.2019                .

.
Kirli mürekkebin dokusunda bir ütopyayım azamet yüklü evren bekçilerinden çaldığım umudu serdiğim yeryüzünün ayaklarına ve e ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Acizliğimin doğasinda sakli güc
24.03.2019                  .

Bir id’in yolculuğunu önemsiyorum belki de ve ilkelerin doğrultusunda ilk olmayı hayal ettiğim. Göğün metanetinde aksanı olmayan bir ...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler