Sevda   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 26.10.2013 16:35:20 tarihinde eklenmiş ve 424 kez görüntülenmiş.
Onu, daha ziyade okula gidip gelirken görürdüm: Görüntü itibariyle diğer çocuklardan pek bir farkı yoktu. Ben, her daim derslerin telaşında olduğumdan etrafla ilgilenmez, annemin eşliğinde okula giderdim.
Zaman içinde göz aşinalığı edindim onu göre göre… Genellikle, evlerinin önünde oturur, gelen geçene bakar ve ara ara da laf atardı geçenlere. Bu, alışık olmadığım bir davranış biçimiydi çocuk aklımla ve açıkçası nedenini de hiç merak etmemiştim. Onu okula giderken hiç görmedimdi; belli ki okulda kaydı yoktu. Bu durum, zaman içinde tuhafıma gitmeye başladı. Benden iki üç yaş kadar büyüktü göründüğü kadarıyla. Apartman görevlisi bir ailenin çocuğuydu, köylerinden yeni geldikleri çalınmıştı kulağıma.
Bir gün avaz avaz bağırdığına tanık olmamla, anladım ki onda farklı olan bir şeyler vardı. İçimden bir ses, onun yakınından geçmememi söyler ve usul usul geçerdim, o oralarda otururken.
Gel zaman git zaman davranışları alarm vermeye başlamıştı. Fırsat buldukça insanlara sataşıyor ve kavgaya tutuşuyordu. En nihayet, ben de ondan nasibimi aldım: Sıcak bir gündü, okulun yaz tatiline girmesine şunun şurasında birkaç hafta kalmıştı. Ben kan ter içinde eve yaklaşırken, üstüme yürümesiyle, bir anda olduğum yerde kalakaldım. ‘’Hey, sen,’’ diye üzerime yürüdü ve elimdeki okul çantamı aniden kapıp yere fırlattı. Mıhlanıp kaldığımı hatırlıyorum; birden bire deli gibi gülmeye başladı. Gayri ihtiyari arkaya doğru iki adım attım, aksi takdirde onun üstüme saldırmasıyla, yere düşecektim. Camdan olaya şahit olan annem, koşarak geldi yanıma. Ağlamaklı bir şekilde anneme yapıştığımı hatırlıyorum.’’Sen ne yaptığını sanıyorsun,’’ diye bir hamlede çantamı aldı yerden. Hiçbir şey olmamışçasına o gülüyor ve bağırıyordu. Bizim içeri girmemizle olay son buldu ya da ben öyle sandım…
İlerleyen zamanlarda bu gibi olaylara mahal vermemek adına hiç onun yakınından geçmez oldum. Ne zaman beni görse, laf atar ve anlamsız şekilde gülerdi.
Daha sonraları öğrendim ki; akraba evliliğinden dolayı, bu durum vuku bulmuştu. İşin kötüsü diğer iki kardeşi de benzer sorunlar yaşıyordu.
Seneler geçti aradan, yaş almıştım, tabii ki o da… Değişen tek şey, davranışlarının boyutunun şekil değiştirmesiydi. Ara ara evden kaçtığı, günlerce de uğramadığı konuşulur oldu.
Güzelce bir kızdı, adını hiç unutmam: ’’Sevda’’ ve Sevda sevdalandı mahallenin gençlerine. Laf atar, onlarla anlamsız sohbetler ederdi ya da bana anlamsız gelirdi, zira yaşıma göre bu tip konular tabuydu ailemizde, ben de hiç kafa yormazdım. Zaten onun lafını etmek bile yasaktı evimizde.
Yıllar birer, ikişer geçti, çocukluk, ergenlik derken, lise yıllarımda onun çöküşünü seyrettim acıklı gözlerle. Tabir-i caizse ‘’ erkek düşkünüydü.’’ Daha doğrusu kulağıma çalınan tabir buydu ve bir gün evinden tekrar kaçıp, aylarca dönmedi, ta ki… Evet, ta ki karnı burnunda dönene kadar: Günümüzde bile aykırı olan bu yaşantı tarzı, o zamanlarda açıkçası büyük yankı uyandırmıştı. Yaşanan gerginlik, kulaktan kulağa yayılan dedikodular ve her şeyin ifşa edilişi, tam anlamıyla bir felaketti. Değil yaşanması düşünmesi bile acınası olan bu durum o zamanlar epey yankı uyandırmıştı.
Bebek dünyaya geldikten sonra, Sevda aldı başını gitti. Annesi kahrından ölmüştü. Diğer aile yakınlarına ne oldu, bilmiyorum. Ara sıra sokağa uğrar oldu yine: Aklı iyice gitmişti. Ona buna sataşır ve avaz avaz gülerdi. Kanıksanmıştı artık. Ne şekilde hayatını idame ettirdiği ortadaydı. Herkes onu görmezden gelir ve başından def ederdi.
Bebeğe ne olduğuna gelince: Büyük ihtimalle devlet koruması altına alınmıştı. Değil çocuğuna sahip çıkmak, aklına bile geldiğini sanmam.
Yıllar yılları kovaladı. Ve artık gelmez oldu buralara. Ve bir gün… Bir gün Sevda’ nın bir cinayete kurban gittiğini öğrendik. O gelmedi ama haberi geldi, ilk elden tez ulaştı. Zavallı Sevda feci bir cinayete kurban gitmişti. Para karşılığı beraber olduğu bir adamın onu bıçaklayarak öldürdüğü haberi yayıldı kulaktan kulağa. Pek inanmamıştım önceleri, ama bu haberi gazetelerin üçüncü sayfasında görünce, inanmak durumunda kaldım.
Üzerinde durulmadı bile bu acı haberin. Sonuçta örf ve geleneklere aykırı bir yaşam sürmüştü, her ne kadar onun tercihi olmasa da. İsteyerek mi bu yola düşmüştü: Asla hayır. Peki, ailesinin hiç mi suçu yoktu ya da ailesi dışındakiler yani toplum denen ama sadece yargılayan mekanizma ne yapabilirdi…
Nedense bu soruların cevabını hala arar dururum kafamda. Suçlayacak o kadar çok insan varken, zavallı Sevda’ nın tek kurban olması hep içimde bir yerleri acıtır. Kabul ediyorum; iyi bir örnek değildi ama kime göre, neye göre biçimlendirilebilir ki örnekler. Üstelik hiç kimse iyi ya da kötü örnek olmak zorunda değil ki. Sonuçta her birimize hayat, farklı biçimlerde sunuluyor..
Kısaca; Sevda, bir hiç uğruna ölüp gitti. Ne ilk ne de son olacak… Bilmediğimiz, bilemediğimiz, belki de bilip görmezden geldiğimiz binlerce Sevda, binlerce isimsiz kurban var.
Son bir şey daha: Kimse, hiç kimse asla başkalarını yargılama hakkına sahip değildir. Sonuçta, biz her ne kadar hayatlarımızı şekillendirsek de, eninde sonunda kaderimizi yaşıyoruz…

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Vazifeye ihmale sürükleyen merhamet memlekete ihanettir. ATATÜRK

"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler