SUSAM   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 20.11.2013 22:47:03 tarihinde eklenmiş ve 332 kez görüntülenmiş.

Mütemadiyen şikâyet eder dururdum o zamanlar. Kolay değildi hani benim için. Ne gerek vardı ki bu kadar üzerime titremelerine. Ben de herkes gibi koşup oynamak istiyordum. Gel gör ki; sayısız dayatmalarıyla karşı karşıyaydım ailemin: ‘’Bahçede koşup, terleme, Gülüm’’, ‘’Sakın üşütüp, hasta olma’’ vb.

Çocuk aklımla; bu tutumu ailemin sevgi gösterinden ziyade, despotça uyguladığı bir sınırlama olarak algılıyordum. Ben de onlara inat, ders zili çalana kadar akla gelebilecek her türlü yaramazlığı yapardım. Çok şanslı olup, sevildiğimi çok sonra anlayacaktım. Ta ki…

Sınıfın en arka sırasında, duvar dibinde otururdu Susam, mecburdu da. Uzun, ince yapısıyla, ön sıralarda oturmasına izin vermezdi sınıf öğretmenimiz. Ne var ki bunda diyebilirsiniz. Gerçi ben de kendime hep bu soruyu sorar dururdum. Kızcağız birkaç kez yeltenmişti gerçi önde oturmaya ama ne var ki; şikâyetler yükselirdi sınıfta mütemadiyen. Gerçi gerekçe belli idi:’’Öğretmenim, tahtayı göremiyoruz…’’

Kızın bir suçu yoktu ki. Üstelik kendini savunmaya bile yeltenmezdi asla. Zaten ilgili bir ailesi de yoktu. Bilakis tüm suç ailesindeydi. Kızcağızı okula geç kayıt yaptırmışlardı. Zira bizden dört beş yaş kadar büyüktü. Zaten susam bir çocuktan ziyade naif ve asil bir genç kız görüntüsü taşıyordu. Oldukça da olgundu, hatta yaşından bile olgun…

Hangi akla hizmetse, onu bir abla, hatta bir anne gibi benimsemiştim. Beline kadar uzanan sırma saçlarını arkadan örerdi Susam. Onunla özdeşlenen kırmızı hırkası hala dün gibi aklımda: Ona iki beden küçük gelen, kırmızı, dar hırkası. Ne zaman bir derdimiz olsa, ona koşardık, öğretmenimizden önce hem de. O zamanlar, ailenin tek çocuğu olmak içimi oldukça acıtmış olmalı ki, onu adeta öz ablam gibi sever sayardım.

Bizim sınıfça yaramazlıklarımız had safhaya gelip, zavallı öğretmenimizi çıldırtma noktasına getirdiğimiz zamanlarda, bir yetişkin edasıyla bizi uyarır ve bol bol nasihat ederdi. Kimimiz dinler, kimimiz de kaldığımız yerden devam ederdik haylazlıklarımıza.

Dersle fazla ilgisi yoktu açıkça. Fazla katılmazdı söze. Sık sık camdan dışarı bakar, uzun uzun hayallere dalardı; artık her ne hikmetse… Ve ben bunu çok sonra anlayacaktım, meğer ki hiçbir şeyin farkında değilmişiz.

Apartman görevlisi bir ailenin kızıydı. Kırsal kesimden İstanbul’a göç etmişlerdi. Oldukça kalabalık bir ailesi vardı. Kendinden yaşça küçük kardeşlerinin bakımıyla oldukça haşır neşir olduğundan dolayı olsa gerek, anaç yapısını sınıfta da her daim korurdu.

Özellikle son zamanlarda çok mahzunlaşmıştı Susam ve bir o kadar da durgundu her nedense. Yaz tatilinin başlamasına şunun şurasında kısacık bir süre kalmıştı. Ve birden bire okulla ilişikliği kesildi Susam’ın. Gerçi ara ara gelmediği olurdu okula. Ama bu sefer, oldukça uzun bir süre okula gelmez oldu.

Varlığından, yokluğundan bihaber olanlar olduğu kadar, birçoğumuz oldukça meraklanmıştık bu duruma. Açıkçası sınıf öğretmenimiz de oldukça endişelenmiş görünüyordu. Ve bir gün gelip dedi ki öğretmenimiz:’’Susam’ı ailesi okuldan aldı.’’

Öylesine üzgün görünüyordu ki bu açıklamayı yaparken. Şaşılacak şeydi doğrusu.

Nereden çıkmıştı şimdi bu da ailesi onu okuldan alsın…

Sebebini bilmiyorduk ama diğer yandan seziyorduk ki; bilmediğimiz bir şeyler vardı.

Büyümüş de küçülmüş bir çocuk değildim asla ve sebebini merak etsem de hiçbir tahminde bulunamıyordum. Ve bir gün bazı aklı evvel arkadaşlarımın konuşmasına kulak misafiri oldum. Söylenen oydu ki; ailesi Susam’ı evlendirmişti. Sanırım hatta eminim; çocukluğumun ilk şokunu yaşamıştım bu sözleri duyduğumda.

O yaşta bir insan nasıl evlenebilirdi ki ya da evlendirilebilirdi.

Ne yaşıma, ne aklıma, ne de mantığıma uygundu tüm bunlar. Bizler oyuncaklarımızla oynayıp, yaramazlık yapan ufacık kız çocuklarıydık oysa. Üstelik olsa olsa bizden birkaç yaş büyüktü Susam ama ya evlilik… Akıllara zarardı tüm bunlar.

Belli ki öğretmenimiz, aklımız ermez diye saklamıştı bu durumu bizden. Ve çok sonra öğrenecektik ki; başlık parası için evlendirilmişti Susam.

Bunun sorgulamasını fazlaca yapamamıştık o zamanlar. Altı üstü; tek derdi okul ve ödevlerden ibaret çocuklardık.

Beni en çok üzüp, yaralayan ise; Susam’ı bir daha göremeyecek olmamdı. Egosantrik bir tutumla, onun varlığına çok alışmıştım. Evde bir ablam yoktu ama okuldaki ablam e en iyi arkadaşlarımdan biriydi. Az kahrımı çekmemişti hani.

Sırası boş kalmıştı Susam’ın. Sınıfın en uzun boylu, sırma saçlı ve mahzun bakışlı öğrencisi. Sayısız yumurcağın Susam ablası…

Hayat yolumdaki ilk kaybımdı Susam ama son da olmadı. İçim çok sızlamıştı o zamanlar; hala da sızlar onu andıkça.

Kim bilir nerelerdedir şimdi. Büyük ihtimalle de hatırlamaz beni, yoksa hatırlar mıydı acaba.

Kırmızı hırkası ne de yakışırdı. Canım arkadaşım benim. Selam olsun sana her nerdeysen ve her kimleysen. Umarım mutlusundur…

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

 Gittiğim her yerde benden önce oraya gitmiş bir şair buldum..  Sigmund Freud

"


MAKALE

Kimse durduk yere kendinin katili
22.11.2017                

Derli toplu olmalı ölüm hatta himaye edenlere bile sükûtu ikram etmeli. Sükûtun eleme dostane yakarışı bile güzel hele ki...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Elektrİk
20.11.2017                .

.
Adımlarımı sayma ihtimalim var. Sadece ihtimal. Sonra da geri adım ne de olsa kurguladığım t-cetveline layık olmalı saydığım ad ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Aşk diye inler evren
21.11.2017                  .

Şimdilerin ufkuna rağbet eden gölgenin mağduriyeti aslında yetilerimi kazıdığım, sıfır numaraya vurdurduğum iç sesimin kelaynak kuşlar...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler