HARUN-i İLE TASAAVUF   


Harun YILDIRIM
Bu yazı 24.11.2013 17:33:47 tarihinde eklenmiş ve 371 kez görüntülenmiş.


Tasaavuf yaprağına yeşil peçesine bürünmüş açmayı bekleyen gül misali dir .

Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir.

Bildiğimiz yoldan izden gideriz
Baharlar bittiyse güzden gideriz
Mevla'yı söyleyen sözden gideriz
Dilimiz Yunusa Hakk'a gideriz

Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz.
Tasaavuf bizim temelimizde vardı ve bu tasaavvuf yüreğimizde iken Osmanlı 6 yüzyıl bunu yaşatmış
Geçmişte ki bütün Osmanlı padişahları şiir yürekli idi

Osmanlı sultanları genelde iyi bir devlet adamı olmanın yanısıra gönül dünyası zengin deryâ-dil insanlardı. Amaçları kuru bir cihangirlik kavgası değildi. Dışa yansıyan atak ve savaşçı kişiliklerinin derinliğinde içli bir ruh dünyaları vardı. Bu özellikleri onların tasavvuf, edebiyat ve şiirle de ilgilenmelerinde etkili olmuştu. Devlete adını veren Osman Gazi'den itibaren son padişaha kadar genelinde bu özellekleri görmek mümkündür. Osman Gazi'nin bir ahî şeyhi olan Şeyh Edebâlî'nin kızı ile evlenmiş olması belki bu yakınlığın en bâriz ve ilk örneğidir. Osmanlı, altıyüz yıl yaşayacak olan muhteşem imparatorluğun temellerini ordu, medrese ve tekke üzerine binâ etmiştir. İlk medrese kurucusu Dursun Fakih ve Dâvud Kayserî gibi kimselerle ilk şeyhulislâm Molla Fenârî'nin tekke menşeli insanlar olması, Osmanlı'da tekke-medrese ilişkisini göstermesi bakımından önemlidir.



“Bunu Yunus Emre'miz de çokça işlemiştir. “Bir ben vardır bende, benden içerü” derken de, “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” derken de bunlardan faydalanır.
Tasavvuf, insanda Nefs-i Emmâre'den başlayarak, Nefs-i Kâmile'ye kadar çıkan yedi nefs basamağını bir arınma ve yükselme merdiveni olarak görür. Tasavvuf'ta, kul davranışlarıyla Allah'a doğru teslimiyet içgüdüsüyle ifadelendirebileceğimiz bir yola talip olurken, aslında sosyal çerçevede bu hal, insanlığın kendini var eden değerler etrafında duygularının beşerî taleplerinden kurtulmayı amaçlamaktadır.
Kur'an-ı Kerim'de insandan bahsedilen ayetlerin hemen tamamına yakınında insanın davranışlarında nefsî tercihlerinden ötürü olumsuzluklarından söz edilir. Bunun ana sebebi de insanın gerçekten hayatın her safhasında önce kendine göreliğini düşünmesidir. Kolektif şuur, ortak ideal, paylaşma ve başkalarının var olduğunu dikkate alma gibi erdemlerden çoğu kere uzakta kalması, bu duruma sebep olmaktadır. İşte tasavvuf insanın bu zaafını ortadan kaldırmaya yönelik bir dinî disiplindir. Önce ferdi kendinde arındırır. Birey olarak davranışlarında hoş gören, inançlarında dikkatli olmaya yönlendirir. Sonra bunu sistemli bir disiplin halinde algılayanlar için kendilerini yönlendirecek bir liderin etrafına çeker. Mürid-Mürşid ilişkisi böyle başlar.
Şiirde ise bu, genelde hep şahsî eğilim olarak görülür. Şiirlerinde tasavvufî terimleri kullananlar, ya da tamamıyla tasavvuf otoritesi altına girenler anlattıklarında başkalarına göndermede bulunmaz, kendi arayışlarını, kendi sığınmalarını dile getirirler. Bu genel yapıya aykırı olanlar bulunmaz mı?


Sahibine döner kopunca keser
Mahzende tuğlalar baldıran kusar
Haruni elbette gün gelir susar
Konuşmak velhasıl pirlere düştü

Olur elbette, işte yukarıdaki Haruni nin şiiri. Orada, kendinden çok, başkalarına öğüt vardır. Bu da, tasavvufun müritte teslimiyet, otoriteyi kullanma hakkının bir örneğidir. Tasavvuf'un bir öğüt ve prensipler sisteminden çok, yaşanılan hal oluşunun payı bunda büyüktür…
7 asırlık bir edebiyat geleneği içerisinde binlerce şairin aşklarını, umutlarını, sığınmalarını ve taleplerini kattığı Divan Edebiyatı'nın oluşmasında hareket noktasının “Tevhid' dediğimiz “Münâcât”la başlaması sebepsiz değildir. Bir şair, divan oluşturacaksa, önce Allah'a gönlünü açacak, Onun sonsuzluğunu ve üstünlüğünü anlatacak, Ondan taleplerde bulunacaktır. Arkasından Peygamberimize Na't yazacak, sonra dört büyük Halife'yi övecek, arkasından İslâm Evliyalarına yönelecektir. Böyle bir sıralama, bizim şiirimizin o dönemde hangi disiplin içinde geliştiğini göstermesi bakımından ilginçtir.
Peki, bu tavır, günümüz şiirine nasıl yansımıştır? Bunun son asır içerisinde en yetkin örneği Üstad Necip Fazıl'dır.
İşte şimdi uzun bir zamandır böyle şaiir çıkaramadık aslında bunuda sormamız gerek kendimize şair yetiştirecek ne medrese ne okul yok . Sadece insanlar kendilerini sitelerde ağır eleştirilere mahrum kalarak yetiştiriyorlar ve orda da herkes bir birine hatır hörmete yorum yazıp puan verip devam edip gidiyorlar ve biz asla ve asla bir üstat çıkaramayız hatırla hörmetle şiirde eleştiri olmalı satırlara son verir ken yüreğinize tasaavuf sevgisini bırakıyorum saygı ve dua ile
Harun Yıldırım

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ



Haftanın Şiiri

Lyra
Aralık



Haftanın Hece Şiiri

Harun YILDIRIM  
KALKIN

Diğer Haftalar

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Adalet, evrenin ruhudur. ÖMER HAYYAM

"


MAKALE

Sende ne değişmiyorsa sen o'sun
22.01.2018                

Issız bir karanlığı sahiplenmek marifet olmasa gerek ya da kalabalığın mahiyetinde bir kurama denk düşen insan ve yalnızlığı...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


O Önemli yer İçin Çok didişti
11.01.2018                .

.
Bizim hemşehriler burada çoktur. Çok oldu mu da her sene beş on tane düğün olur haliyle... Allah razı olsun beni de severler hemşe ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

çocuk kadin
20.01.2018                  .

Ölümün dirayetimi sınadığını biliyorum aslında metanet yüklenmenin zamanıdır üstelik bireysel gayretlerin sunumunda kol kanat gereceği...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler