Çaresizliğin Yankısı   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 05.05.2014 15:10:31 tarihinde eklenmiş ve 306 kez görüntülenmiş.
Bitmez bilmez güdü: Yaşamak, ayakta ve hayatta kalmak adına vuku bulan çırpınışlarımız ve beklenen sonu geciktirmek adına verdiğimiz mücadele.

Ölüm kadar kabul edilemez bir diğer gerçek ise yaşarken gömdüklerimiz, manen terk edilmişliğin yadsınamaz acısı…

Kimimizin kara toprak niyetine kalbimize gömdüğümüz aşkı. Kimimizin ezeli bir dostumuzu sonsuza kadar yitirmesi gibi.

Ve her ne ya da her kim ise yokluğu acı veren…

Perspektif o denli geniş ve bir o kadar kabul edilemez ki. Boyutu ve yarattığı yıkım ise sonsuz ve tarifi imkânsız.

Ölümün türevleri ne olursa olsun insanlığın kaçınılmazı. Açık bir dille ifade etmek gerekirse; sonun başlangıcı ve müphem dolu koca bir kara delik.

Geride kalan için ise uğurladığı vazgeçilmeziyle olan birlikteliğinin son noktası.

Ya çaresizlik denen… Biz fanilerin asla içinden çıkamadığı dipsiz bir uçurum.

Çaresizlik hepimizin sayısız kere yaşamış olduğu ve yaşama ihtimalinin bulunduğu kaçınılmaz bir gerçek iken boyutu ve muhteviyatı her birimiz açısından farklılık arz edebilir.

Ateş hep düştüğü yeri yakmıştır. Hem de öylesine yakar ki kavurur, küle çevirir. Çaresiz hastalıklardan tutunuz da zamanı tahminsiz ölüm eşliğinde verdiğimiz kayıplarımız. İşte tam da bu noktada kelimeler birer birer buharlaşır. Yaşayan yaşadığı acıyla kalır ve terk edilir kifayetsizliğinin esaretine.

Hiçbir acının bir diğeri ile kıyası asla söz konusu olamaz. Sonuçta ne varsa kaderde o yaşanır ama kişi bilir yaşadığını.

Bunun sayısız örnekleri ile defalarca karşılaşıyoruz. Bunun son örneği dün yaşanan bir kaza neticesi gözler önüne serildi televizyon ekranlarında.

İmkansızlıklar neticesinde mevsimsel işçi olarak çalışan bir grup tarım emekçisi ve hazin sonları…

Geçirdikleri trafik kazası neticesinde ortaya çıkan bilanço: Sayısız yaralı ve ebediyete intikal eden iki talihsiz vatandaş…

Hangi birine yanar yürek; gidenlere mi yaralananlara mı yoksa geride bıraktıkları acı ile kavrulanlara mı?

Bunlara odaklanmışken yerde çömelmiş ve acı içinde kıvranan bir kadına yöneldi kamera. Yanı başındaki ceset torbasının yanına kıvrılmış ve acı içinde ağlıyordu. Ölen eşi idi yerde cansız yatan. İçim sızım sızım sızlarken onun acısı ve çaresizliği ise her yerinden akıyordu.

Geçirilen kaza neticesi o da yaralanmıştı ama yüreğinin acısı çoktan bastırmıştı yaralarını. İçindeki yarayı tahmin etmemek ne mümkün…

Elleri böğründe yana yakıla ağlarken son bir defa görmek istedi kocasının yüzünü ve dokunmak istedi son bir defa onun soğuk bedenine. Belki de onu geri getirecekti dokunuşu. Belki de zihnine kazıyacaktı sonsuza kadar onun yürek burkan son bakışını.

Kan revan içinde olması bir yana umurunda bile değildi vücudundaki hasar. O zaten alacağı yarayı almıştı.

Ekmek parası kazanmak için memleketlerinden kopup gelmiş bir avuç insanın yaşadığı ve yaşattığı dram…

Çaresizlik diz boyu…

İnsanlığımdan utandım, en az o kadın kadar ben de kazıdım zihnime yansıyan görüntüyü utancın ve acının nezaretinde.

Jandarmanın müdahalesiyle güç bela uzaklaştırıldı kadın olay mahallinden.

Ya aklı ya ruhu; onlar ebediyete kadar kaldı esaretinde o görüntünün.

Nasıl bir kifayetsizlik… Nasıl bir ayıp… Nasıl bir insanlık ve nasıl bir kader…

Son bir gayretle kalkıp yürüdü bir yandan da dönüp dönüp bakıyordu geride bıraktığı ve yüreğinde yaşattığı yiğidine, evinin ve ailesinin direğine.

Bir kayıp verirken insanlık dünyaya gözünü açan bir bebek. Sirkülasyonun hiç ivmesini azaltmadığı ama acıların da eşlik ettiği bir döngü kısaca.

Ölüm gerçeğini göz ardı eder dururuz ve bitmek bilmez sızlanmalarımız ve şikâyetlerimiz ile idame ettiririz yaşamlarımızı sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi.

Ne değiştirmeye gücümüz yetiyor ne de acıları dindirmeye. Biz mücadelemizi sürdürürken kader sayısız oyun ve acı tatlı sürprizle bekliyor köşe başında.

Hayat dediğimiz nedir ki?

Bir hiçlik mi yoksa aşırı anlam yüklediğimiz bir rüya mı?

Ama gerçek olan şu var ki; eninde sonunda her güzel şeyin sonu olduğu gibi hepimizin rüyası er ya da geç sona erecek.

Yeter ki uzun ve hayırlı bir ömür nasip edilmiş olsun bizlere.


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Vazifeye ihmale sürükleyen merhamet memlekete ihanettir. ATATÜRK

"


MAKALE

Kimse durduk yere kendinin katili
22.11.2017                

Derli toplu olmalı ölüm hatta himaye edenlere bile sükûtu ikram etmeli. Sükûtun eleme dostane yakarışı bile güzel hele ki...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Elektrİk
20.11.2017                .

.
Adımlarımı sayma ihtimalim var. Sadece ihtimal. Sonra da geri adım ne de olsa kurguladığım t-cetveline layık olmalı saydığım ad ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Aşk diye inler evren
21.11.2017                  .

Şimdilerin ufkuna rağbet eden gölgenin mağduriyeti aslında yetilerimi kazıdığım, sıfır numaraya vurdurduğum iç sesimin kelaynak kuşlar...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler