DÖNEMEÇ   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 20.06.2014 17:53:38 tarihinde eklenmiş ve 203 kez görüntülenmiş.
Bir nebze de haklı olmayı bilmek neyi değiştirebilir ki en az önem arz etmenin ya da etmemenin önem arz etmemesi kadar…

Ne de olsa biçimlendirip şekilden şekle sokmak harcıdır herkesin.

Gerçek olan şu ki; istisnasız çoğu insan her şeyi ilgi alanına dâhil etmekte. Yeri geldi mi, hüznü yeri geldi mi neşeyi yeri geldi mi derinden hissedilen her ne ise ya da görünen değil görmek istediklerini üstelik. Hele ki deşmek ayrı bir sorumluluk yüklendikleri.

Sayısız somut örnek yağmakta oluk oluk ne var ki bunları ifşa etmek ne derece doğru zira çok uzağımda her ne kadar yakın addedilsem de. Aslolan şu ki; istisnasız ve kaidesiz herkes sadece ve sadece kendinden müstakil.

Gözlem katsayım arttıkça acı eşiğinde de doğru orantılı yukarı doğru bir seyir izlemekte grafik. Ki sadece tek bir kıstas da değil bu, hayatıma dâhil ettiğim. Bu da demek değil ki sükûnetimi bir ömür boyu muhafaza edeceğim!

Ne bir isyan ne bir serzeniş ne de öfke. Tek gerçek; tüm gerçeğe bir çırpıda vakıf olmak her ne kadar sindirmek zor olsa da. Her halükarda ivme hız kesecek diye bir durum da söz konusu değil. En azından bir müddet sürecek olsa da. Süreç paralel seyretmek zorunda kazanılan güce bağlı olarak. Güçlü ya da zayıf olmak mı? Kim ne derece buna vakıf olabilir ki? Gülüp geçmek belki de en doğrusu. Zira kimseyle bir sözleşmem bulunmamakta. Tek karar merci zaten ilk günden beri elini üzerimden çekmedi. Bu da her şeye değer üstelik. Sessizliğin ve sessizliğimin buluştuğu ortak nokta ve bir o kadar tasavvur edemeyecekleri kadar uzağında çok şey bildiğini sananların…

Zaman zaman öyle bir noktaya takılmak mümkün ki; ne bir adım ileri gidebiliyorsun ne de geriye dönüp her şeyi baştan inşa etmek mümkün. Kronometre an itibariyle sıfırlandı. Karar mekanizması ise kısa süreliğine de olsa devre dışı. Özellikle son on onbeş sene zarfı hep yaptığım gibi. Zira ani karar vermek hep bir öncelik olmuştur şahsım tarafınca. Sonucu ister müspet olsun isterse menfi. Zira aşırı kontrollü olmam gözümü karatmayacağım anlamına gelmedi hiçbir zaman. En şikâyetçi olduğum noktalardan biri olsa da bir o kadar heyecan verici bir mekanizma zira neyin nasıl sonuçlanacağı bilgim dâhilinde olmadı hiçbir zaman.

Zaman içinde o kadar çok şeye maruz kalıyoruz ki. Kim varsa yakınımızda, uzağımızda ve duyup gördüklerimiz. Okuduğum onca şey hiç tanımadığım insanların zikrettiği. Bazen tek bir kelime ya da anlık bir duygu bile etki edebilmekte. Zira şekillenen ya da şekillendirdiğim her ne ise bir şekilde etkisi altında duyumsadıklarımın. Bu da hassasiyetin getirdiği bir sonuç. Sebep ya da sebepler o kadar da önemli değil üstelik.

Skalanın neresinde yer aldığım konusunda asla net bir bilgiye sahip değilim. Nitekim derecelendirme kurullarını aratmayacak şekilde, kafalarında bariz bir derecelendirme yapmaları söz konusu tüm gölgelerin. Ne var ki; ekonominin bel kemiği olan ne bir bankayım ne de bir kamu kuruluşu. Kim ya da ne olduğum ise sadece O’nun takdirinde ve tekelinde…

Dem vurduğum o grubun bir üyesi olarak sesleniyorum:

‘’Bakmayın, görün.’’
‘’Duymayın ama dinleyin.’’
‘’Uyumayın, canlanın ve düşünmeyi deneyin. Zira akıl sadece sorgulamak için değildir. Mümkün mertebe kullanmadığınız aklınızı az da olsa harekete geçirin.’’

Biliyorum, farkındayım da; boşa kürek çektiğimin. Hep de akıntıya kürek çekmedim mi ahir ömrümde…

Mantığımı arka planda bıraktığım için ayrıca bir o kadar suçluyum. Bilginin, duyguların takibinde olmak, kişisel gelişimi ön planda tutmak ise işlediğim en büyük suç.

Eğer an itibariyle şu satırları yazıyorsam biliyorum ki; yine suç işliyorum çoğuna göre. Zira bazılarına göre vakit kaybı. Farklı bir konumu reddettiğim ve düzenli bir maaşı umursamadığım için bir o kadar uyumsuzum da.

Ve bir o kadar mecnunum kalemime hele ki şu son iki yıl zarfında nasıl da sevdalandım yazmaya. Tabii ki; ek olarak başka hatalarım da var: Samimi bir seyir izlemek, eşitçi yaklaşım, yalın ve net olmak gibi. Doğruyu söylemek gerekirse boyumun ölçüsünü öyle bir aldım ki…

İçimde sesini bastıramadığım o çocuğu da hesaba kattım mı bir o kadar yetim, öksüz ve yalnızım…

Sayısız kuş tuttum ağzımla ve yine yaranamadım. Bu sefer de kuşun rengine ve cinsine kusur buldular. Bir kafes dolusu kuş ve bir o kadar tepkisiz suret ve kimlik.

Bir açılım süreci bu evre öncesinde aksetmiş diğer evreler gibi. Yalın, içten ve olabildiğince güzele, güzelliğe meyilli ve odaklı üstelik tıpkı diğer evrelerdeki arayışım gibi.

Ama koca bir gemiyi nasıl idare edebilirim ki onca fırtına, hortum ve azgın dalgalar arasında? Mürettebat ise çoktan firar etti. Ve tayin etmekte zorlandığım şu istikamet…

Rotanın değişmesi an meselesi zira tüm çaba zayiat vermemek adına. Ama gerçek şu ki; kopmak istemiyorum kalemimden her ne kadar aramızı bozmaya çalışanlar olsa da.

Ne direkt bir temas konusu ne de dolaysız bir taarruz ama bir o kadar da bilincindeyim dış mihrakların.

Ne zaman ki gözümü kararttım çok kişi de mutlu olmuştur. Aynı hatayı yapmam ise an meselesi. Ve ne yazık ki ne somut bir kanıt ne de net bir gösterge mevcut elimde. Ve varlığını esirgeyen nicesi.

Değer verdiğim, önemsediğim her kim ya da her ne ise…

Koşullandığım ve koşullandırıldığım tüm kıstaslar…

Yanlışlarım ve doğrularım…

Yâdsınsam bile yadsıyamadığım nicesi…

Tüm gerçekler gizli saklı ve sayısız yalan…

İnandığım, inanmak zorunda olduğum ve vazgeçemediğim, vazgeçemediğimiz onca mefhum…

Her ne kadar inkâr etsek de sadece ve sadece bir kum zerresiyiz kâinatta…

Kaybolmamak ve kaybolmamanız ümidimle…



Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920. ATATÜRK.

"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler