NE VARIM NE DE YOK   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 29.06.2014 15:22:59 tarihinde eklenmiş ve 165 kez görüntülenmiş.
Dingin bellediğim bir ömrün nihayetinde erdim düşlere ve erdim kifayetsiz sanrıların sancısında bel bağlamışken umutlara.

Yaşayıp giderken ufacık dünyamda kirli elleriyle yıktılar mabedimi. Fanusumun camı kırıldı bir anda ve seyre daldı cümle âlem bitmek bilmez ihtiraslarının gölgesinde.

Derken ve düşlerken ve bilmekteyken imkânsızlığımın imkân dâhilindeki yetersizliklerini gömüldüğüm karanlık aydınlandı ummadığım bir anda. Upuzun bir koridorda yanan ufacık bir mum ışığı bile yetti sonrasında…

Öncesi ve sonrası. Neyin ya da kimin hükmünde iken verebilirim ki kararımı. Kararsızlığın yetersiz kaldığı ve en kötü kararın bile kararsızlıktan fazlasıyla doğru olduğu gerçeği, söyle değişir mi?

Gerçek mi dedim nedir gerçek diye addedilen. Koca bir hiç olmak mı ya da işe yaramaz bir gölge mi can çekişen ve eşliğinde iken canhıraş sessiz çığlıkların. En kötüsü de bu işte: Görünmezliğe sığınmışken hedef tahtası olmak ve acımasızlığın boyunduruğunda dışlanmak.

Bir suçum olmasını öylesine dilerdim ki… Bilirdim o zaman ve hak ederdim hak etmediğim ne varsa şu an. Hak etmediğim bir döngü belki de kaybolduğum bir labirent.

Bir münafık belki de… Bir katil hatta yozlaşmış bir kimlik kendi çamurunda debelenen…

Ne varım ne de yok. Araf içine düştüğüm o boşluk.

Ne gidebiliyorum ne de kalabilmekteyim.

Susamıyorum da ama içimdekini dışa vurmam söz konusu bile değil. Kelimelere sığınıyorum sessizliğimin ve ezilmişliğim sona ermezken.

Yankılar, yankılar ve kaynağı belirsiz iddialar: Bilinmeyen ve görünmeyen her ne ya da her kim ise. Muhalif ve sorgulayıcı tutumlar.

Ne günahkârım ne de suçlu. Bir o kadar mazlum, bir o kadar mahzun.

Susmam gerektiğini bilsem de boğazıma düğümlenen ne varsa içimi yakmakta en az içinde yandığım o cehennem ateşi gibi.

Bilmekteyim ve görmekteyim hem uzanan hem de itekleyen elleri sahipleri olmayan. Cesaret edemem ki tutmaya. Olsa olsa çekilirim köşeme ve beklerim hem de ömrümün sonuna kadar.

Fark eder mi bunu bilmen ya da razı mısın şu dirayetsiz kimliğime. Ben çoktan razıyım zira bir o kadar alışkın hem acıya hem de hüzne. Metanet bana Yaratan’ın armağanıdır.

Hezimete uğradım sayısız kere ve bu yüzden anlarım halden ama hicap da etmem. Edemem ki… Korkarım Allah’tan en az kendimden korktuğum kadar.

Ne isyandır ne de inkâr dilimdeki. Olsa olsa bir izdüşümü sefil vicdanların hak gördüğünün. Herkes her şeyi öylesine hak görebilmekte ki haricindekilere ne yargılarım ne de hüküm verebilirim bir maskeye sığınıp. Boynum kıldan incedir O’nun öngördüğüne ama söz de geçiremem zaman zaman kendime. Hele ki yürek yakan o özlem yok mu…

Bir o kadar yakar ve yıkar kavuşamamak. Biraz kaygı biraz kayıtsızlık ve derken beklerim üstelik sonucunu bilme imkânımın olmamasına rağmen.

Bilemem yarını ve bilemem nedenlerini. Dile gelmez zahir. Çok şey dile gelmez tarafınca. Ama anlamamam mümkün mü ya da umarsız kalabilmem.

Anlarsın en az benim kadar ve susmaya da devam edersin. Kabullendim artık en az kabullendiğim tüm diğer doneler kadar.

Bir bileşke önümde duran. Adını tahmin et. Çok şey barındırmakta içinde biraz senden biraz benden. İmkânsızlık ise en çok muhteva ettiği. Özlem var harcında ve adını koyamadığım onca duygu ya da dile getiremediğim ne varsa. Çok dile getirdim öncesinde, görmezden geldin. Çok şey söyledim, duymazdan geldin. Ama biliyorum ki her bir kelamım kayıtlı zihninde ve bir o kadar benden iyi bilmektesin dile getiremediğim tüm gerçekleri en az senin dile getiremediğin gibi.

Olsun, bilmek de kabullenmendir. Her ne kadar inkâr etsen de. Güven duygusunun sağlamlaştırdığı şu temel olmasa bir an durmam ve tereddütsüz giderim hatta çoktan gitmiştim.

Ne çok şey eksik şu sefil hayatlarda ve bir o kadar ne çok şey var kıymetini bilmediğimiz. En başta kimliklerimiz her ne kadar zaman zaman kabul görmese de. Öyle ya mecbur kılıyoruz kendimizi kabullenilmeye. Kabul edelim ya da etmeyelim önem arz etmekte öngörüler ve hatta bağnaz fikirler onca kirli muhteviyatına rağmen. Kimse de bilemez üstelik ne yüreklerde yer edeni ya da gönülden dileneni. Varsa yoksa gündelik hayata uyum sürecinde yadsıdığımız her ne ise ya da mecbur kılındıklarımız yapmak adına hiç mi hiç haz etmediğimiz üstelik.

Bakir hayatların platosunda at koşturan onca duygu ve düşünce koruyup kolladığımız. Ya niyetler içten içe savunup gerçekleşmesini beklediğimiz…

Sayısız bilinmeyen mevcut çözmeye çalıştığım şu zorlayıcı denklemde. Üstelik hiçbir formül de işe yaramıyor. Oysa ne çok şey bildiğimi sanırdım. Koca bir yalan işte. Artık adımdan bile emin değilim. Sahi adım neydi?

Ne fark eder ki… Unutulmuş ve bir o kadar kırılgan ve sayısız parça bir araya getirilmeyi bekleyen tarafımca üstelik.

Eksik onca parça, eksik bir yanım ve yarım kalmış cümleler tamamlanmayı bekleyen.

Ve nihai vazifem: Yarım kalmış resmi tamamlamak: Er ya da geç…




Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. Dr. Albert CAMUS

"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler