SANRI   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 29.10.2014 15:27:54 tarihinde eklenmiş ve 210 kez görüntülenmiş.
Olası bir savaşın kahramanlarıyız belki de ve yerli yersiz atıfta bulunurken durduk yerde üstelik.

Sevginin boyut değiştirdiği bir evrim tarihi: Şekilden şekle giren ve muaf tutulan sayısız duygu ve sahibi onca insan.

Mükellef olduklarımız bir yanda mesul olmadıklarımız diğer tarafta.

Eş güdümlü zihniyetler pek çok şeyi barındırdığı gibi bir yanılgıda bulunup taraf tutan üstelik aslı astarı olmayan nice şey.

Bu da yaşanmışlığın bir özeti muhtemelen onca eklenti paralel seyrederken.

Perde çekilmiş gözlerin görmek istediği ama görmeden ya da görmek istediği gibi yaşarken ket vurdukları düşüncesiyle anlamsız bir mutluluk sergilenmesi muhtemel.

Paye biçilen ne olursa olsun ve payımıza düşen her ne ise. Şu da bir gerçek ki muhafaza edilmeye çalışılan değerleri yerden yere vurmanın hiçbir önemi yok. Zira tüm o değerler sadece kişinin barındırdığı ruh dünyasında çoktan yerini almış.

Durduk yerde geliştirilen öfke ve nefret ise en anlamsızı. Bilip bilmeden güdülen kin o derece anlamsız ve akla zarar ki.

Hayır, toplam bunlardan iştigal değil asla. Çünkü hala özünü koruyan varlıklar uzak ya da yakın ışık olabilmekte. Yoksa hala nasıl dönmeye devam ederdi şu yaşlı ve yorgun dünya.

Bilinçsiz bir o kadar müphem ve yeri geldi mi bir o kadar zifiri karanlık nefret dolu zihniyetlerin sığındığı o kör kuyu. Kolay mı bu denli nefretle dolup boğulmamak ki boğulduklarının farkında bile değiller.

Ne şahıslar önem arz etmekte ne de niyetler. Zira tüm akisler kara ve bomboş. Hayatın sunumları değil de kayıpları söz konusu kiminin gözünde.

Günün aydınlığı değil gecenin karası onları kuytu köşelerde kalabalık yalnızlıklara iten.

Ne de olsa görünen köy kılavuz istemez.

Belki de acıma duyusu ya da sevi yetisi ağır gelmekte. Her ne kadar varlıklarını tayin ettikleri yanılgısına düşseler de hiçlikleri gerçeğin bir adım uzağında sadece.

Anlam verip vermemek asla yeterli değil ve hiçbir değer de taşımıyor. Önemsiz ve silik gölgeler güneşe nasıl muhalif olabilir ki.

İrdelenen ya da söz konusu olan sadece kişinin muafiyetinde ve bir o kadar karar mekanizmasının kapsama alanı dışında. Yetiler insanlar içindir ve yürekler de. Nefretin yüzüne gözüne bulaştığı bir varlık ne derece asil ve yalın olabilir ki.

Yalan nefretin bir uzantısı ve nefret hiçliğe kesilmiş sadece gidişi olan bir bilet.

Varlık ve yokluk bir yanda yalan ve gerçek ayrı bir boyutta. Farklı boyutların eş güdümlü bir seyir izlemesi ise ihtimal dışı. Olsa olsa bahçedeki çiçeklerin dikenleri kendini korumakla mükellef oldukları.

Sevgi ve değer karşıtı ve mahrum bırakmaya çalıştıkları her ne ise bir o kadar bariz ve korunaklı dünyaların hedef olduğu.

Olması gereken değil seyreden sadece olan ve ayan beyan her ne kadar gizli kapaklı söylemler olsa da. Bu ise gücün kazanımında ve gösterdiği ivmede inanılmaz etken. Göreceli bir kavram gibi gözükse de sonuçta İlahi Gücün bir sunumu müminlere. Gerçek ve gerçek dışı suretlerin yansıması kadar doğal ve net.

İkilemler belki de sürüklemezdi bilinmezliklere. Belki de hayat bu denli yakıcı, yıkıcı olmazdı. Ne yazık ki bir gerçeği bu hayatın. Kötüler ve kötülükler olmalı ki iyinin değeri anlaşılsın ve altın her daim ışıl ışıl parlasın aydınlıkta.

Zor değil aslında hem de hiç zor değil. İnanç, sevgi, azim ve iyi niyet nasıl sarmalıyorsa hayat da o denli güzel ve ahenkli bozuk ses ve görüntülere rağmen.

Bu yolun yolcusuyuz ama ebedi istirahatgahımızın varlığını da asla yadsımamalı.

Anlık mutluluklar o kadar da mühim değil. Zira bir ömürlük ve sonsuza tekabül eden duygu ve inanç lazım olan.

Hayat ne bir amaç ne de bir savaş alanı. Sadece ebediyete uzanan yolda sayısız imtihan ile mesul olduğumuz bir ara durak. Geri sayım ise doğduğumuz an itibariyle geçerliliğini korumakta. Ve adım adım yaklaşırken sona bir o kadar uzaklaşıyoruz gerçeklerin bağnaz ve kimliksiz kimliklerinden her ne kadar varlıkları hiçliğe tekabül etse de. Tek gerçek ise yaşadığımız değil neyi içimizde muhafaza ettiğimiz. Bilen olsun ya da olmasın hatta görmezden gelinse de…


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Vazifeye ihmale sürükleyen merhamet memlekete ihanettir. ATATÜRK

"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler