FARKLILIĞIN SIRADANLIĞI   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 02.11.2014 17:31:04 tarihinde eklenmiş ve 284 kez görüntülenmiş.
Mubah bir rabıtanın olası seyri olsa olsa. Denklemler ve izdüşümleri farklılık arz etse de bilinmeyen hala aynı. Tabir-i caizse cebir problemlerinin asil ve vakur bilinmeyeni tekabül ettiği o sonsuz rakım. Ta eksi sonsuzdan artı sonsuza uzanan bir boyut. Yeri geldi mi eşlik eden diğer müphem ve gizem dolu bileşkeler arttıkça bilinmeyen sayısının tefekkürü de bir o kadar uçsuz bucaksız.

Değişmiyor rakım sadece izafi bir boyutta peyder pey alçalıp yükseliyor.

Eksen aynı, rakamlar her daim nöbette ve matematik yine payına düşeni ifa etmekte tüm bilim dallarına nispet edercesine. Konjonktürün seyri en az değişken mizaçlar kadar irdelenesi zor ve tahmini akıllara zarar.

Formüller yeri geldi mi o kadar kifayetsiz bir seyir izlemekte ki ağlanacak halimize kahkahalarla gülmekteyiz.

Kıdemli üç beş profesör gelip bir konsorsiyum oluştursa da nabza göre şerbet verse.

Döndük dolaştık ve geldik aynı noktaya.

Mizaçların seyri ve beklentiler nasıl da aşılmaz görünmekte. Bize gereken sabit bir değişken: Belki ruhani bir temayül belki de göze gözükmeyen ve saklı bir bileşke insan ruhuna ait. Bir o kadar anlamsız çoğunun gözünde ve bir o kadar anlaşılmaktan uzak. Kıyıda köşede kalmış antika bir eşyanın açık arttırmadaki sergilediği rekabet kadar sıra dışı ve önemli onca önemsiz mefhum kıyasıya bir rekabet içerisine girmişken.

Varlıklar ya da var sayılan yokluğa tekabül eden tüm o varsayımlar. Yaşanılası sayısız deneyim kiminin umurunda bile olmayan.

Bazen bir sopranonun duymaya alışkın olduğumuz o tiz sesi ve yeri geldi mi bas tonunda mizacı değişen bir nota şöleni: Yeri geldi mi nakaratıyla dillere pelesenk olmuş ve yeri geldi mi hüzünlü bir tonla yaraları saran.

Gizem üzerine gizem kıdemli ve yaşlı dünyanın çoktan sıdkının sıyrıldığı. Neden ya da nasıl diye sorma hakkının bile bulunmadığı nicesi seyrindeyken kimin neyle iştigal ettiğinin.

Ne bir zorunluluk ne bir mükellefiyet izahat etme gibi gereksiz bir tutumu bertaraf etmek adına.

Az komik de değil hani ya da garip ne de olsa herkes haddini bilmeli.

Rakamlardan çıktık yola ve derken eledik eleğimizi tam asacakken duvara yine tökezledik. Neden ya da nasıl sorularını çoktan bertaraf etmişken buyurun çıkın işin içinden. Sonuçta tercihler sadece ve sadece inisiyatifine kalmış iken kişinin kime hangi sebeple hesap verme zorunluluğu olabilir ki? Bu yüzden ne kuram kaldı irdelenmeyen ne de uzman bir adım uzağında durması gereken onca teoriyi ispatlamaya çalışan. Kolaysa çıkın işin içinden.

Yol yordam bilmek de kâfi değil çoğu zaman ya da saygınlığını ve sessizliğini korumak adına az da olsa yoldan çıkmak. Peyder pey kifayetini yitirirken hani az mücadele de vermiyorsunuz.

Hakkaniyet denen mefhum ne yazık ki tarihin tozlu ve küflü sayfalarında hatırlanmayı bekliyor deme cüreti bulamıyorum kendimde her ne kadar kimler ne cürette bulunsa da.

İşte tam da bu noktada psikolojinin gizemi çoktan açığa alınmış bulunmakta. Kolaysa izah edin bunca belirsizlik ve haksızlık yaşanırken nasıl oluyor da bireysel tutumlar ve muafiyetler ıskalanmakta tabir-i caizse.

Melek ve şeytan kadar birbirine tezat iki varlık ne göze görünen ne de somut bir varlık arz eden en az ruhlarının koşuşturduğu o bakir gök yüzünde izahı bulunmaksızın. Demek ki bazı olayların nasıl vuku bulunduğuna dair somut bir veri yok elimizde. Bu yüzden de kimsenin hiç kimseye durduk yerde hesap verme zorunluluğu gibi bir yanılsama telaffuz dahi edilmemeli. Her ne kadar merakına, ihtirasına ve şeytana uyan olsa da.

Farklılığın sıradanlığı bu olsa gerek ya da sıradanlığın normal ve kabul edilir addedildiği dillere pelesenk olmuş olsa da.

Nezdinde iken sunulan hayatın sayısız tekrarı var aynı filmin hem de bir ömür boyu kabullenin ya da inkâr edin. Filmin kahramanı her karede aynı replikle çıkarken sahneye gerek fon sürekli değişiyor gerekse figüranlar biteviye işgal etmekte sahneyi hiçbir hakları olmadığı halde.

Esas kız ve esas oğlan ise hep ama hep mustarip. Ve yaşıyorlar paylarına düşen o imkânsız aşkı ve hasreti. Tabii ki ortada gerçek anlamda bir aşk var mı yok mu o da ayrı tartışma konusu ne de olsa aşkın haricinde ne varsa konuya ve senaryoya dâhil edilmiş bulunmakta: Aklınıza ne gelirse üstelik. Yerli yersiz ve gereksiz ne olursa olsun. Pek tabii ki günümüz şartlarını göz önünde bulundurursak ilk sırayı ne yazık ki finansal kaynaklar almakta. Ek olarak nefsinin hakimiyetinde can çekişen tüm ruhları da ekledik mi son baştan belli. Ola ki taraflardan biri romantizm ya da beklentisini zikretti mi biliniz ki film çoktan kopup gitmiş.

İstediğiniz kadar irdeleyin gerek insanları gerekse konu dışı tüm olası detayları. Hatta canhıraş çabalayın da. Görünen köy kılavuz istememekte ne yazık ki. Olası ne varsa dışlamaya ve dışlanmaya mahkûm her ne kadar haklı olsanız da ya da hak gözetseniz de.
İstisnalar bozmasa da kaideyi şu bir gerçek ki, kıyısındasınız bazı şeylerin ve bir o kadar da uzağında.

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Burhan Aksu
MECBUREN YAŞANIR

GÜNÜN İNCİSİ

MeLek Tiryaki
Sebebi Sensin!

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Kanla  sulanan toprak mahsul vermez. Victor HUGO

"


MAKALE

Caniniz sağ olsun-17 ağustos gec
17.08.2018                

Bildiklerimle idare ediyorum madem… hayır, hayır, ben bu olamam lakin depoladıklarımdan fazlasını harcıyorum gün boyu. Biteviye k...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Şahİttİr gece ve sen, sevgİlİ
16.08.2018                .

.
Zaman yalpalıyor çatı katında imge işgali bir müşkülden kaçmak adına derinden derine kulaç attığım… Aklımın iplerinde ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Sevgi üzerine bir kaç cümle - 6
18.08.2018                  .

Her terk eden sevgili derin izler ve yaralar bırakmasa da yürekte, insan çoğu zaman terk edilince yerlebir oluyor. Siz onun ile bir ömür geçi...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler