MAVİŞ ÖLDÜ   


Kemal DOĞANAY
Bu yazı 05.02.2015 10:00:07 tarihinde eklenmiş ve 333 kez görüntülenmiş.

  Mevsim güzdü..

Havalar soğumuş, hafiften yağmurlar başlamıştı. Sabahları her tarafa kırağı düşüyor, bunlar daha sonra dona dönüşüyordu.

     Bağlar ve bahçeler bozulmuştu. Dallarda kıyıda, köşede saklanan üzüm salkımları, elmalar ve erik kuruları kalmıştı. Üzümleri arılar ve kuşlar yemiş, sağlamını bulmak oldukça zordu.Asıl kalanlar ise lahana ve turplardı.Bu iki sebze soğuk yiyince daha tatlı ve dayanıklı olurlardı.Bu yüzden onlar en son sökülüyordu.Böylece soğuk alan turp ve lahanalar kuyulara gömülüyor ve çillenmeleri önlenerek kışın istenilen zamanda ihtiyaca göre çıkarılarak mutfakta kullanılıyordu.Bu yüzden biz çocuklar en son sebzeleri bekliyorduk.Kimse çalmasın ve hayvanlar yemesinler diye...

     Köyümüzün üç  tarafı yüksek tepelerle çevriliydi. Alt yanı açık,oralar düzlük olduğu için bağ ve bahçeler bulunuyordu.Ben ve amcamın kızı Maviş bahçeleri bekliyorduk.Her sabah erkenden kalkar,elimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra çorbamızı içer koşar adımlarla bahçelere gelirdik. O zaman köylerde ne çay ne de şeker çoktu.Bazı evlerde bulunur,çocuklara çay içirilmezdi.Bahçelerimiz yakındı.Onlarınki dere kenarında, bizim ki biraz daha yukarıdaydı.Her sabah gelince ilk işimiz çalı çırpı topluyor,ateş yakıyorduk .Ateşin yandığını gören komşu çocuklarda geliyor,

hem ısınıyor, hem de oyunlar oynuyorduk.

       O gün yine öyle oldu.  Kocaman bir ateş yakıldı. Etrafında toplanıldı. Benim yaşım küçüktü. Amcamın kızı sekiz-dokuz yaşında vardı. O zaman henüz köyümüzde okul yoktu. Okula gidende yoktu.Bütün köy çocukları ya hayvan otlatır, ya bağ bahçe bekler veya çelik çomak oynardı.Biz de şimdilik bağ-bahçe bekleyenlerdendik.

        Ateşin üstünden atlama oyunu başladı. Büyükler buna “simsim” diyordu. Ateşin üstünden en iyi atlayan Maviş’ti. Bense küçük olduğumdan atlayamıyor, çevresinden ellerimi  çırparak  dolaşıyordum. Oyun çok zevkliydi. Böylece hem oynuyor hem de ısınıyorduk.Bu ne kadar sürdü?...Sonra ne oldu?...Tam olarak hatırlamıyorum.Birden Maviş’in entarisi ateş aldı.Yanmaya başladı.Bütün çocuklar can havliyle bağırıyorlardı;

---Maviş yanıyor, Maviş yanıyor!

      Çığlıkları duyan yakındaki köylüler  geldiler. Ama elbiseler öyle tutuşmuştu ki,ancak itfaiye söndüre bilirdi.O da köyde yoktu.Suyu getirmeye kova yoktu.Kimisi yanan elbiselerin üstüne toz-toprak attı.Kimi ayaklarındaki kara lastikleri çıkararak dereden su taşıdı.Herkes çaresizdi.Bu çaresizlik içinde sekiz yaşındaki amcamın kızı gözlerimizin önünde cayır cayır yandı.O uzun siyah saçlar ve mas mavi güzelim gözleri de yandı,gitti.Çok korkmuştum.Bir kenarda tir tir titriyordum.Köylülerden biri beni görmüş olmalı ki yanıma geldi.Yüzüme okkalı bir tokat attı.Sonra;

---Burda durma... Koş evinize git,dedi.

     Tokat biraz aklımı başıma getirmişti. Arkama bakmadan koştum. Zaten bakacak halimde kalmamıştı. Eve nasıl geldim? Bilmiyorum.

      Annem alt kattaki damda ekmek yapıyordu. Kapıya dikildim. Ona baktım.Annem beni görmüş olmalı.Oklavayı attı.Ayağa kalktı.Benim yanına koştu.

---Ne oldu oğlum, dedi. Bu ne hal? Birimi bir şey yaptı?

     Ben hala titriyordum. Yarı duyulur,yarı duyulmaz bir halde;

---Maviş öldü, dedim.

--- Sen ne diyorsun, dedi? Ne oldu da öldü?

      Sadece;

--- Yandı, dediğimi hatırlıyorum.

      Annemin kucağına yığılmışım. Gerisini hiç hatırla mıyorum.

       Ama senelerdir rüyalarımda hep o yangını yaşadım. Ta ki büyüyene kadar!

       Maviş,adı gibi çok güzel bir kızdı.Beni de çok seviyordu.Ben de onun sayesinde lahanalarımızı ve bahçemizi bekliyordum.

      O günden sonra beklemeyi bıraktım.Babam hemen lahanaları  kesti.Turpları söktü.Erkenden kuyuladı.Bense uzun süre üzülerek gezdim.

       Bu olay günlerce köyümüzde konuşuldu.Köylü unuttu ama ben hiç unutmadım.Hep kalbimin bir köşesinde o günü ve o acıyı taşıdım.

 

Kemal DOĞANAY

 


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

 Medeniyet şahikasının temeli sanattır.

ATATÜRK

"


MAKALE

Sözcüklerin tahliyesini istedim
19.07.2018                

Issızlığın silsilesi Berhudar olmayı dileyiş Zamandan çalıp çalıntı hayatların Mimari dokusundaki O terk ediliş. Israrl...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Benden bu kadar
18.07.2018                .

.
Örtük sevincin naaşına uzanıyorum, kalender meşrep kalemin de beyhude serzenişine tutunuyorum… ölüm kadar muamma bir düş’ü ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Bir şiiri kefen giydiğim doğrud
16.07.2018                  .

İçinin öfkesinde şiirin, kanatan hücremde kanayan hücrelerime bir basınç, şiirsiz ve kalemsiz geçen günün çöken hüznü. Esef...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler