ÖMÜR BOYU 1. BÖLÜM   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 23.02.2015 18:34:05 tarihinde eklenmiş ve 277 kez görüntülenmiş.
‘'Hayır, asla gelmem seninle. Öleceğimi bilsem de gelmem…''
Koşuyordu ve bir yandan avaz avaz haykırıyordu.
Kan ter içinde doğruldu yattığı yerden. Ufak ve karanlık bir odadaydı etrafı seçemezken gözleri. Hala gördüğü kâbusun etkisiyle inanılmaz bir hızla başı dönmekteydi. Yaşlar süzülürken elinin tersiyle sildi ve istemsizce hıçkırmaya başladı.
Ne kadar unutmaya çalışsa da mümkün değil çıkaramıyordu hafızasından. Gördüğü her sahne, ona dokunan her el ve cümle aralarına sıkıştırılmış duygular bile esareti altına alırken aldığı hiçbir yardım da etki etmiyordu işte. Ailesi olsun aldığı profesyonel yardımlar olsun işe yaramıyordu.
Herkes kabullenmişti tüm olanları ve şükrediyorlardı bir yandan ölümün kıyısından dönüp tekrar aralarına döndüğü için Mert.
İşte yine o kuyuda ışıksızdı ve yalnız. Koca bir boşluk bir başına…
Gayri ihtiyari üstünü başını yokladı. Sımsıkı örtülüydü üzeri. İstemsizce yatağın yanındaki tekerlekli sandalyeye ilişti gözleri. Ona bağlı ve bağımlıydı. Diken diken oldu tüyleri.
Olay her aklına geldiğinde tir tir titreyip dehşet içinde geçmişe yolculuk yapıyordu.
El yordamıyla elektrik düğmesini açmaya çalıştı. Her şey olması gerektiği gibi olması gereken yerdeydi. İhtiyaçlarını kolayca gidersin diye ne varsa elinin altındaydı. Gerçi pek yalnız bırakmıyordu ailesi ama ola ki yalnız kalsın bir şekilde tüm imkânları seferber etmişlerdi. Düzgün olarak haftanın belirli günlerinde fizik tedaviye gelen uzmandan tutun daimi hemşiresine kadar herkes ve her şey organize edilmişti.
Hafifçe araladı perdeyi. Güneş fazlasıyla parlak ve davetkârdı bu da onda koşma isteği yaratıyordu eskiden olduğu gibi istediği zaman istediğini yapma ihtiyacı hissediyordu. Oysa değil yürümek yatakta bile zar zor doğruluyordu.
Tekrar araladı perdeyi. İşte karşıdaki parkın o iki müdavimi yine arz-ı endam etmişti. Nasıl mutluydu anne kız. Salıncaktaki kızını aralıksız ve büyük bir neşe içerisinde sallıyordu kadın.
‘'Şimdi yere inecek ve kaydırağa binecek. Hadi, kızım in o salıncaktan ve koşa koşa git kaydırağın başına.'' demesine kalmadı ki aynen düşündüğü gibi küçük kız indi salıncaktan. Sarı saçları ve tombik yüzü ile nasıl da kızına benziyordu. Hırsla kapadı perdeyi.

‘'Uyumalıyım, uyumalıyım.''demesiyle telefonun çalması bir oldu. Numaraya baktı. Belli ki annesi merak etmiş ve yoklamak istemişti.
‘'Efendim, anne…'' deyip yanıtladı gelen çağrıyı.
‘'Evet, yeni uyandım anne. Daha iki saat evvel buradaydın. Merak etme beni, iyiyim ben. Evet, ilacımı aldım. Endişe etme lütfen. Birazdan gelecek zaten Nalân Hemşire. Hayır, hayır aç değilim. Hem akşama daha vakit var. Tamam, anne, sen bak işine. Görüşürüz.''deyip sonlandırdı konuşmayı.
Nasıl kızıyordu annesine bir yandan da için için hak veriyordu. Dinleseydi ailesini bunların hiç birini yaşamayacaktı. Nasıl oluyordu da öfkeyi ve sevgiyi aynı anda barındırabiliyordu?
‘'Ne fark eder ki cevabını bilsem. Hayatı bu kadar ıskalamışken neden yaşıyorum ki ben…''
Olaydan sonra iki defa intihara teşebbüs etmişti Mert. Bu yüzden göz açtırmıyorlardı genç adama. İlaçları sayılı veriyordu hemşire. Ne cam bir bardak ne de kesici bir alet vardı görünürde…
Yine de eline fırsat geçse ne yapacağını biliyordu adam Sonuç itibariyle eksik ve yarım bir insan olarak bellemişti bedenini.''Sanki kimse bilmiyor da bir tek benim her şeyin farkında olan. Ah, zavallı ben.''
Yastığının altına uzandı eli. Özlemişti meleğini. Burnunda tütüyordu her ne kadar bir daha göremeyeceğini bilse de. Usulca ve titrek ellerle baktı buruşuk resme. Engelli bir evlat sahip olmayı o istememişti ki. Üstelik sorun da etmiyordu artık evladının taşıdığı vasıfları daha doğrusu önceleri tarafınca vasıfsız addettiği engelini. Oysa nasıl da geçti artık bunları düşünmek için.
O kadar güzel ve sessiz bir bebekti ki Melek. Ama hem ona hem de Füsun'a cephe almıştı. Ailesinin yanına dönemezdi genç kadın üstüne üstük kocasının ona yaşattıklarına da ses çıkaramadığı için hayatı bir cehennem dönmüştü.
Kromozom sayısındaki farklılık arz eden bir rakam idi her şeyin tek sorumlusu. Ama ne suç ne de günahtı her ne kadar fazlasıyla dışlansa da. Tipik görüntüsü her ne kadar bu rahatsızlığı ele verse de Melek de her çocuk kadar güzel, masum ve bir o kadar sevgiye muhtaçtı. Fazlasıyla muhtaçtı hem de.
Değil baba sevgisi baba sözcüğünün anlamını bilmeden adımını atmıştı dünyaya.
Boşanma ilamının çıkması hiç gecikmedi hem de kırkı bile çıkmadan. Mert topu topu bir kez almıştı kollarına bebeğini o da doğduğu ilk gün itibariyle. Ve farkı fark ettiğinde çark etmişti adam. Mimlemişti hem çocuğunu hem de karısını. Nasıl olurdu da engelli bir çocuk sahibi olabilirdi. Öz ve öz evladı ama sadece kayıtlarda yazan ismi baba sıfatıyla.
İlk tepkisi kız çocuğu olacağını öğrendiğinde gün yüzüne çıktı adamın. Erkek evlat sahibi olması gerekirdi ne de olsa. Erkek adamın erkek çocuğu olur inancını hep kabullenmişti. Bu yüzden bayağı mırın kırın yapmıştı cinsiyetini öğrendiğinde. Bir de doğum sonrası ortaya çıkan tablo da eklenince iyice dengesini yitirdi adam. Loğusa haliyle yapmadığı kalmadı kadına. Melek ağladıkça daha da şiddetleniyordu evdeki kavgalar.
Sığınacak kimsesi yoktu kadının. Değil ailesinin yanına dönmek yüzüne bile bakmıyorlardı. Ta ki kaza gününe kadar…


devam edecek...

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

“Millete hizmet etmek için elinden ne geliyorsa, önce onunla işe başla”.  İsmail Gaspıralı

"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler