KARDELEN   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 06.07.2015 21:27:33 tarihinde eklenmiş ve 355 kez görüntülenmiş.
Hicap etmediği gibi üstelemezdi de. Dururdu sakince ve bakardı ardından gidenin. Gidip de gelmeyen üstelik…

El sallamazdı da ne de olsa bir kez sallamıştı ve almıştı ağzının payını. Mutlandığı o gün oysa nasıl da inanmıştı hem de körü körüne…

Dağların doruklarında açan kardelen misali tutunmuştu hayata büyük bir özlemle. Tutunduğu yeni bir hayata merhaba demişti ve kandırılmıştı kerelerce, çocukça tutarken elini umudun.

Günlerce beklemişti arkasından el salladığı iki yürek gelecek, diye. Yeni ailesiydi ne de olsa onu bağırların basan-inandırıldığı. Yeni ebeveynleriydi hatta ilk ve son, en azından manevi anlamda.

Biyolojik annesini görmemişti bile ve bilmiyordu hangi erkeğin ürünü olduğunu. Annesi olması gereken kadın dahi bilemezken o nasıl bilebilirdi ki… Seslerini hiç duymadığı, hiç karşılaşmadığı, tek vasıfları dişil ve erkek kimlikleri olan, anlık bir hevesin peşinde sönen sözüm ona annelik ve babalık mertebesine erişmiş ama anlamından bihaber iki canlı altı üstü.

Hikâyesini tesadüfen öğrenmişti yurtta kalan ve yaşça büyük ağabey bellediği iki çocuktan: Üstelik asi ve hırçın iki ağabey. Yurtta kaldıkları son bir ay içinde didiklemişlerdi müdür babalarının odasını. Sözüm ona günahlarını bir bir dökeceklerdi anne baba kimliğine sığınan ama vasıflarını taşımayan onca insan ve günah keçisi o sübyanlar hasret iken aile sıcaklığına.

Kardelen henüz on iki yaşındaydı. On iki yıl değil on iki asır yıllanmıştı ömür törpüsü bellediği bu düzenekte.

Erken doğmuştu ve on iki hafta kuvözde kalmıştı. On iki rakamı idi uğursuz bellediği.

Koruyucu ailesi on iki yıl beklemişti çocuk sahibi olmak için ve kadın on iki kez düşük yapmıştı. Ne zamanki kadın, ölümün eşiğinden dönmüş akılları gelmişti başlarına geç olsa da. Tanrı, bu harika çiftin biyolojik yoldan anne baba olmasını istemiyordu zira onlara ulvi bir görev tahsis etmişti. Bunun bilincine geç de olsa vakıf olmuş ve tutmuşlardı yolunu yetiştirme yurdunun.

Karı koca adeta bir çiçek bahçesine düşmüştü. Her biri birbirinden güzel ve pırıl pırıl onlarca çocuk. Pervane olmuştu çocuklar bu çifti gördüklerinde tek kişi hariç. Kardelen bir köşede melül mahzun oturuyordu. Daha önce de yurdu ziyarete gelen çok çift olmuştu ve her seferinde yanılmıştı Kardelen, yanıltmışlardı onu.

Ne diğer çocuklar gibi laf yapardı ağzı Kardelen'in ne de üstün bir rol yeteneği vardı kızın. Ve hep saklanırdı bir köşeye o…

O doğum lekesini saklamaya çalışırken… Kocaman bir çiçeğe benzeyen o doğum lekesi. Her nedense insanların tepkisi farklı farklı olurdu elini yüzünden çekip de o doğum lekesini gördüklerinde. Üstüne üstük gözlerinin her biri başka renkti. Ne sarı saçları ne yüzündeki masumiyet ne de naif varlığı önemliydi.

Gelip gidenlerin çoğu fazlaca detaycıydı. Evlerine bir süs eşyası alacakmışçasına inanılmaz ihtimam gösterirlerdi çocukları tek tek incelerken.

‘'Benim işte benim,
Ben Kardelen'im;
Soğuğu da severim
Güneşi de.
Ama en çok güneşi.
Kardır benim örtüm
Ve güneş, can damarım.
Ben Kardelen,
Sadece sevgiye muhtacım.''

Diğer çocuklar cıvıldarken bahçede, bir ağacın dibinde yazdığı bu şiiri okuyan çocuğu tesadüf eseri duymuştu Elif hanım ve çocuğa görünmeden dakikalarca seyretmişti Kardelen'i.

Henüz tanımasa da küçük kızı ve daha adı konmamış olsa da birlikteliklerinin hissetmişti derinden bu çocuğun özel olduğunu.

Farklıydı Kardelen ve bir o kadar suskun. İlk etapta göze batsa da doğum lekesi gözü alışınca insanın oldukça hoş geliyordu onun bu farklılığı. Farklılığı sıradanlaştırıyordu her şeyi o konuşmaya başladığında.

Bir gözü siyahtı diğeri kahverengi.

Saçları saman sarısı.

Kadın kararlıydı. Kardelen onların olmalıydı. Tanıdıkça küçük kızı birbirlerine iyice alışmaya başlamışlardı. Görünen oydu ki uyumlu ve bir mutlu bir aile olmaya doğru yol alıyorlardı. Süreç ilerlerken hukuki işlemler başlatılmıştı bile. Evlerinde Kardelen'e özel bir oda hazırlamışlardı. Ta ki birlikteliklerine çeyrek kala Elif Hanım ve kocası kısa bir seyahate çıkana kadar…

Kardelen hala aynı şarkıyı mırıldanıyordu:

‘'Benim işte benim
Ben Kardelen'im…''

İrkildi aniden genç kadın. Belli ki yine gözü açık rüya görüyordu. Yıllar evveline gitmişti yine durduk yerde. Ne zaman anne ve babası ile asla birlikte olamadıkları bu eve gelse aynı şey oluyordu. O çocuk odası ve Elif annesinin dokunuşları ile biçimlendirilmiş eşyalar…

Nasıl nasıl da özlemişti Elif annesini.

Avukatın seslenmesi ile kendine geldi:

‘'Kardelen hanım, hayırlı olsun efendim. Sizin yüzünüzde beliren her tebessüm onları mutlu kılacaktır. Sizi hep mutlu görmek isterlerdi.''

Kardelen'in yüzünde gölgeler oynaşıyordu. Sahiden mutlu muydular acaba gittikleri yerde oysa bu hiç mi hiç adil değildi. Beraber geçirecekleri uzun bir ömür onları beklerken nasıl da ebedi yolculuklarına intikal etmişlerdi. Doya doya sarılamamıştı Kardelen, Elif annesine ve manevi babasına. Yine de biliyordu yanında olmasalar bile malum oluyordu Kardelen'in her duyumsadığı.

Kardelen bunları düşünürken avukat son bir hatırlatma yaptı:

‘'Fon hesabı her ay düzenli bir şekilde yurt hesabına aktarım yapacak Kardelen Hanım. Gelirinizin yüzde onu hesaba aktarılacak ve sayenizde yetiştirme yurdundaki çocuklara burs sağlanacak.''

‘'Hayır, sayemde değil. Onların sayesinde.''

‘'Haklısınız. Anne ve babanızın sayesinde.''

‘'Keşke bu günleri görseydiler…''

‘'Anne, hadi artık gitmiyor muyuz?''

‘'Tamam, Elif geldim canım. Şimdilik işimiz bitti. Çiçekleri unutmayalım kabristana giderken. Anneannenin en sevdiği çiçekleri…''

‘'Sahi anne. Bu çiçeği ilk kez görüyorum. Nereden buldun ki… Adı ne? Aa, bak nasıl da bükmüş boynunu.''

‘'Adını biliyorsun aslında meleğim. Unuttun mu yoksa? Bak yüzüme ve hatırla bakalım ismini.''




Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü.
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Nilüfer Sarp
NENE HATUN

GÜNÜN İNCİSİ

Nilüfer Sarp
of deme

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Ah!.. Nice üstün görünümler altında yalan dolan vardır.  W. Shakespeare

"


MAKALE

Kalem dost mu düşman mi?
21.05.2019                

Ölülerin s/ulağında geniş acılı yangınlar… Belki de bir hurafe mutluluk, o kaygı eşiğini geçemediğin elemin de ezikliği ...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Hangİ ben?
24.05.2019                .

.
Mutlandığımdan da yoksunum, ölümle eşleşen kâbuslarımda yalın bir rüya tasviri gibi kekelediğim her uyku ertesi. Kanatsız d ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Yansitma
24.05.2019                  .

                                         ...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler