TANRI MİSAFİRİ   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 19.11.2015 21:44:58 tarihinde eklenmiş ve 136 kez görüntülenmiş.
Somut tek bir veri dahi yoktu elimde: Ya ölmüştüm ya da öldürmüş!

Asla da inkâr edemezdim, geride herhangi bir iz bırakmadığımı.

Sancılı bir doğumdu…

Önce doğmuştum ve doğurup öldürmüş. Yoksa önce mi ölmüştüm de doğurduğumu sanıyordum? Yoksa hepsi bir hayalden mi ibaretti?

Üstüne üstük geride delil bırakmamama rağmen, olay mahalline gidip kontrol etmiştim ve bulmuştum aradığımı ki önceleri, aradığımın ne olduğunu dahi bilmez iken: Üç beş kanlı havlu. Ya geride kalan? Daha doğrusu doğan bebek nerdeydi? Ve babası? Babası olduğunu iddia edebileceğim hangisi olabilirdi? Kalıcı bir ikametgâhı dahi olmayan ve yüzünü sadece bir saat görüp, robot resmini dahi çizmekten aciz olduğum bir adam ki neye benzediğini dahi hatırlamıyordum ama o gece…

Detaya girmeyeceğim. Ne de olsa…

Daha da önemlisi; bir ömür sevmeyeceğim gün gibi aşikârdı: Şarkıda olduğu gibi: Sevişmek bir dakika ama sevmek bir ömür ki ilk şıkkı tercih etmiştim. Ve neden sonra fark ettim hamile olduğumu. Mümkün müydü peki? O gece öylesine sarhoştum ki… Tamam, tamam uzatmıyorum ve sadede geliyorum. Kısaca çok geç kalmıştım bu ayıptan daha doğrusu yükten kurtulmak için.

Bu uğurda günaha girmeye razıyken besbelli başım belaya girecekti. Ne de olsa annemle yaşıyordum ve o hala beni, küçük bebeği sanıyordu. Sanmasından ziyade yaşadığım o sarmal. Annem öğrendiğinde dayıma söyleyecekti ve ne sandıklarının değil sonumu nasıl sanacağımdı artık önemli olan.

Adam daha doğrusu adamlar sadece birer gün arayla. Geçtim bunları. Kendilerine bile hayrı olmayan bu mendeburlardan hangi birini bulup yüzleşecektim ki nerede oldukları hakkında en ufak fikrim dahi yoktu.

Derken ne mi oldu? Hamileliğimde altıncı aya girmiştim ve kımıl kımıldım daha doğrusu içimdeki canlı.

Annem sürekli söyleniyordu:

‘’Artık yemek yemeye bir son ver. Hamile gibi görünüyorsun. Seni tanımasam var ya…’’

Susuyordum. Ve susacaktım da nereye kadar?

Öncesinde susmamıştım ve almıştım geçen ilk altı ayın hırsını.

O ise susmamış ve söylemişti son sözünü:’’Az ye de uşak tut.’’

Tamam uzatmıyorum.

Bakkala giderken gördüm onu. Kim mi? Mahallenin delisi, demeyeceğim zira hepimizi cebinden çıkarır.

‘’Abla’’ dedi.

‘’Bozuk paran var mı?’’

‘’Kafamı bozma’’ dedim. Yine de bir makas aldım yanağından. Pek de tatlıydı kerata. Hem yalandan kim ölmüş? Neyse bakkaldan bir kilo pirincimi aldım ve döndüm eve bir yandan da kafamda tilkiler fink atıyordu.

‘’Anne.’’

‘’Söyle’’ dedi bıkmış bir halde.

‘’Ben Meral’lerde kalacağım bir süreliğine. Hem evleri sahile de ormana da çok yakın. Hem uzun yürüyüşler yapıp kilomu atarım hem de kafamı dinlerim.’’

‘’En fazla iki üç ay. Ne dersin?’’

‘’Allah belanı versin.’’

‘’Ne dedim ki?’’

‘’Sana demedim. Pirinçte çok taş var.’’

‘’Anne, sana söylüyorum. Duydun mu dediklerimi?’’

‘’Ne halin varsa gör. Zaten sana yemek yetiştiremiyorum.’’

Ya ölecektim ya da öldürecektim.

Şimdi katil damgası yiyecektim hem de iki kilo bile çekmeyen bir velet için. Elimi çabuk tutmalıydım.

Öncelikle gizlenmeliydim hamileliğim iyice ayyuka çıkmadan hem de kimselerin beni tanımayacağı bir yerde… Neyse ki hiç birine gerek kalmadı.

Bu konuşmamızın üzerinden bir hafta bile geçmedi ki; annem pılısını pıtısını topladı. Meğer Nigar teyzem felç geçirmiş.

‘’O, iyi olana kadar yanında kalacağım.’’

Yetişmişti imdadıma Nigar teyzem. Hem belli mi olur, ölür giderdi de mirasa konardık. Tabii ki bunları anneme söylemedim. Çok sever kız kardeşini.

‘’Sana diyorum hey, duyuyor musun küçük hanım? Ben yokken kendine mukayyet ol. Ben dönene kadar da zayıfla, e mi?’’

Evet, annem eninde sonunda dönecekti. Ben de bir canavara dönüp o piç kurusunu ellerimle öldürecektim.

Ve süreç işlemeye başladı. Annemin dönmesine henüz vakit vardı lakin verdiğim sözden döneceğimi de bilmeden geçiyordu zaman.

Annem tam da zamanında gitmişti ve bebek zamanından evvel geldi. Evet, bir başıma dünyaya getirmiştim bebeği/mi. Zor da olsa evet. Ve itiraf ediyorum: O küçük canlı benimdi sadece benim bebeğim. Ve ne var ne yok tüm delilleri ortadan kaldırdım gelin görün ki planımı uygulamaya koyamadım ve kıyamadım o küçük canlıya.

Şimdi bekliyoruz üstelik neyi beklediğimizi bilmeden.

Bebek büyüyor. Ben ise anneme verdiğim sözü tuttum ve artık eskisi gibi zayıfım. Ama eskisi kadar sorumsuz da değilim öte yandan. İyi bir anne olma yolundayım.

Dün aradı Ahmet. Kim mi? Bebeğin bir no’lu baba adayı.

‘’Nasılsın?’’dedi bana.

‘’Çocuğunu büyütüyorum’’ demeyi çok isterdim ama sözümü kesti.

‘’Karımla barıştık. Kendine dikkat et, e mi. Hatırını sormak istedim sadece o gecenin hatırasına.’’

Ne kırgındım ne de kızgın. Ve öylece vedalaştık.

İlginç bir şey daha oldu gece haberlerini izlerken. İki no’lu baba adayına rast geldim televizyonun içine düşecekken. Bir maganda kurşununa kurban gitmiş bizimki.

Üzüldüm mü? Bilmem.

Ne mi kaldı geriye? İsmini dahi hatırlamadığım bir adam ve inanın ki hiç mi hiç dert etmiyorum babasız çocuk büyütmeyi. Gerçi yarın ne getirir bilinmez ama… Şimdi gitmeliyim: Uyandı bebeğim. Ve unutmadan son bir şey daha: Nigar teyzem iyiye gidiyor/muş. Annemle konuştum bu sabah.

‘’Bil bakalım’’ dedim ona.

‘’Sakın o kiloyu veremediğini söyleme.’’

‘’Verdim bile.’’

‘’O zaman ne söyleyecektin de böylesine heyecanlandın?’’

‘’Yatıya misafirimiz var anne.’’

‘’Başım üstüne.’’dedi annem.’’Tanrı misafiri madem.’’

‘’Bu sözünü sakın unutma ama geldiğinde.’’

‘’Hiç unutur muyum, deli kız. Hem nerede görülmüş Tanrı misafirinin geri çevrildiği.’’




Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3653&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247

Goya ödülleri sahiplerini buldu

Goya ödülleri sahiplerini buldu Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Goya ödülleri sahiplerini buldu 24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

Örtü
Kirlenmesin

Seyfettin Karamızrak


Diğerleri

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Ayser ÖZBAKIR
yetti artık canıma

GÜNÜN İNCİSİ

Ahmet Zeytinci
Gözlerin

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ



Ayın Şiiri

Erdal ERCİN
Barışma



Ayın Hece Şiiri

Esat ANIK  
OLMAZ

Diğer Aylar

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Türk milletindenim diyen insan, her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. 17 Şubat 1931 - ATATÜRK


"


MAKALE

Kendime döndüm yeniden
24.11.2017                

Uzun boylu bir yokluk olabilir insan aslında içten içe varlığına inanıp da derdest bir tanıya mal ettiği. Bir kebir olmak da ol...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


ÖĞretmenİm, sİzİ Çok Özled
25.11.2017                .

.

 



                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ketçap deyip de geçmeyin
25.11.2017                  .

Normali de var acılısı da değil mi? Ketçaptan bahsediyorum canım. Hele o makarnaya hele de patatese, sosisli sandviçlere döktünüz mü mmmm...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler