YETER Kİ YANIMDA OL   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 08.05.2016 23:14:36 tarihinde eklenmiş ve 123 kez görüntülenmiş.
Aykırılıkların nizamında engin varoluş rüzgârları pekiştirmekte uçuşan duygu ötesi bilinçsizliğim had safhada, bilincin karmaşık varlığını imlerken, bilinmedik bir zafer kazanımında yine nidalara karışırken gök kubbe.

Soyut imgelerin tehdit ettiği somut gerçekçiliği yine zıpkın misali tümlerken göreceli kuraklığını sevda tarlalarının…

Duygular yonttukça katı benlikleri, aşk ile evrildikçe insan hegemonyası ve sığındığım kollarla teselli babında zaman zaman bıçaklansam da sırtımdan.

Ölümlü güncemin ölümsüz izleklerinde vuku bulan üç beş cümle ile girizgâhında şu anlık hitabet ile sunarken, evrenin gerçekçiliğinden çıkıp yola, rast geldiğim en pervasız varlıkta tümlenme ihtiyacım ile sarpa sarmak, gömülü hezeyanlarım tırtıklarken yaşama sevincimi.

En aykırı zaman diliminden sesleniyorum, sessizliğimin mabedinde yoldaş imgelerin tezahüratı çınlatırken zihnimi, görünmez peşrevinde peşkeş çekilen ruhum, acımasızlığında dünyanın, örgütsel bir var oluş sancısı ile her yeni gün doğduğum ve yetmezmişçesine gün bitiminde doğurmakla mükellef kılındığım o görünmez T-cetveli.

Hangi hutbe ise sığındığım, göreceliğinde beynamaz zafiyetler kıyıma tabi tutmuşken benliğimi ve her ne sebeple olduğunu kestiremesem de kıyama durmaktan bir an bile geri duramadığım.

Kurgulu saatim ki milat bildiğim hangi günden bana hatıraysa ve kurmaca sevda masallarına inanmayı bırakalı ama her nasılsa aşk’a düşmek iken en vazgeçilmezim.

Beşeri bir aşk’a düşmüşken yolum, deme gafleti ile perdeli gözlerim karanlıktan alamazken kendini.

Perdeli tahakkümlerde kaybolmuşluğum…

Zifiri karanlıkta boğulmuşluğum…

O hezimet yüklü sakıncaları ile bertaraf edilmeye çalışılan yaşama sevincim.

İçimde ukde kalan nicesi.

Çalıntı mizaçların efkârı düştü düşeli üzerime belki de ölü toprağı serilmiş buklelerinde yol alırken aklımın karışıklığı.

Sevmeye meylettiğim ilk gün olmadı mı miladım?

Senden duyduğum o nida idi, evrilmemiş aklımın saklı çocuk gülüşü ki ilk anne dediğimde belli ki aklımın sisinde bugün bile ilk kez görücüye çıkmışken heyecan yüklü varlıkların sunumu ile gök kubbe bile seyrindeyken iç dökümümü, tek yürek olmuş eşrafımla çepeçevre çevrildiğim.

Dağınık imlerin tehdit yüklü öfkesine maruz kalmadan, dönerken yeniden başa.

Yoksa sonu mu, demeliyim o hitabet yüklü terennümde kısılmışlığım?

Öyle ya, esrik yüklü gülüşler fazlasıyla metazori ve devingen tesellilerde ödemekle yükümlü olduğum kefaret…

Öylesine bir günün sıradanlığı müdahil edilmiş üzüncün coğrafyasında, hangi aklı evvel tümce ise, doğurgan bir edimde, bir sonrakini telaffuz etmekten kendimi alamadığım.

Yine de demem o ki: Sen, bakma bana anne ve bil ki teselli amaçlı bir söylem değil zikretmekten kendimi alamazken.

Muhabbet erbabı ki ise ve sevgi sözcüğünü kayıtlarından çıkarmış her ne kadar diline pelesenk olan, ruhuna işlememişken…

Öyle ya, senin dışında kim sevdi beni gerçekçi gerekçelerini bir bir sıralayıp bir saniye sonrasında kayıplara karışmışken?

Yanımda iken bile uzağımda.

Uzak kalıp, ruhuma işleyen nadide sevinçlerimin tesellisi bil sen yine de.

Daha demin rastlaştığım bir sorunun cevabını veremezken, bulup buluşturacağım gönülsüz bir sevince mi dâhil olacağımı sanıyorsun durduk yerde? Hele ki soytarı bakışlarda, kanayan yürek sesimin efkârı hiç söylemedim farz et, sen!

Gün, dünsüz bir ömrü yâd edememenin verdiği hezeyanla kırparken kayıp yıldızımı yoksa senin yıldızın mı demeliydim belki de ön ismimdeki o buruk yıldızdır, yıllar evvel toprağına kavuşmuş o küçücük kız çocuğu yani hiç tanıma fırsatına nail olmadığım Yıldız Halam. Kim derdi ki, durduk yerde onu anacağım? Yeri gelmişken niceleri erken vakitlerde göç etmiş…

Ya, bana ne demeli?

Ait olmadığım şu düzende mademki yer bulamamışım o zaman tek sureye sığdıramadığım niyazımda mı saklı tutsan ölü sevinçlerimi? Belki de çalamadıkları çocuk yanım…

Beylik bir söylence çoğunun nazarında ki çocukluğumuza doyamamaktan ziyade esefle kınıyoruz kendimizi. Ne vardı büyüyecek?

Reşit bir ömrün güncesinde mademki hala takılıyım o yıllara, eminim ki Freud’un ruhu oldukça huzur yüklüdür yine de fazlasıyla sapkın bir teorinin mimlediği hangi kayıp evrem ise, çocuk benliğimin esaretinde, şu hayat mücadelem…

Sakıncalarını mademki hibe ettim düne ve mademki tek tek astım kırpık yıldızları…

İçim rahat uyuyabilirim bu gece hele ki başımı yasladığım göğsünde sen silerken yaşlarımı.

Ben ağlamaya razıyım anne üstelik istemsiz yeter ki sen yanımda ol.

Dünden miras bir gülüşü bırakıyorum sıcak avuçlarına.

Yaşlarım asla yasım değil bilakis yaşadığımın ve duygularımın en canlı kanıtı.

Anneler günün kutlu olsun canım annem.

Varlığım dışında sana vereceğim tek hediye, gözlerinde saklı o çocuk gülüşüm.

Yıldız Gülüm.

TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.
HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞAN ANNELERİN MEKANI CENNET OLSUN.

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Nilüfer Sarp
KUDÜS

GÜNÜN İNCİSİ

Samim İĞDE
✓ ARADIM ✓

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Huzur mu istiyorsun, az eşya az insan.    Franz Kafka

"


MAKALE

Geçmişten bu güne
15.12.2017                

 





...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Dalgalarin sesİnde yİne o
13.12.2017                .

.
Dalgın , düşünceli adımlıyordu sahili . Saçlarına kırlar düşmüş , alnında yaşanmışlığının izleri yer almış , öm ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Güvercin takla
12.12.2017                  .

Spor olarak yapıldığı zaman güzeldir takla atmak. Orta Okul ve Lise yıllarında da bir çoğunuz beden derslerinde yapıp takla hareketini, on...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler