SAVRUK YALNIZLIĞIM   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 17.09.2016 22:35:42 tarihinde eklenmiş ve 104 kez görüntülenmiş.
Şeceresini çıkartıyorum anbean…

Önce yalıtıldığım sonra damıtıldığım ve derken teneffüs etmekte zorlandığım yılların sayacı adeta şu devingen kalem iken mahremin kıyımında, yakınımın uzak peşrevinde, gönülsüzlüğümün de tam merkezinde.

Gönülden dilediklerim hele ki yüz göz olmuşken kaderle, açık bir dil ile şart koşuyorum kendime:’’Ha gayret, daha iyisini yapabilirsin!’’

Küçüklüğümde kulağıma küpe olmuş kiraz salkımları her nasılsa dünkü tazeliğinde.

Dünüm… Varsa yoksa mazimde tekerrür eden kelepir nasihatler:

‘’Sensiz de yol alır bu devran ama sen yine de elinden geleni yap…’’

Mahrem bir kıyıda yine yalnızlığımın uzantısında sere serpe güneşlenirken gecenin mehtabı tarafından yalıtılmış revnak bir yıldız kıvamında. Sahi neresindeyim bu şarkının?

Demem o ki: Ben bir nakaratım hem de en kallavi imlere rast gelip hayat tarafından protesto edilmiş göçebe bir kayyumun atadığı ve ılgıtlığının ihtişamına ön ayak olurken hüznün ayak sesi. Lakin…

Nereden başlasam da sonlandırmaya ahdettiğim ömrün şafağında en durağan kelime hazinesinden mahrum bırakmasam kalemi?

Of, deme şansın yok zira bir kez dedim ve aldım boyumun ölçüsünü. Tutarsız bir beyanatla nasıl da isyan etmiştim üç ay evvelinde ve yırtık bir günceye takriben rast gelmişken kelimenin tam anlamıyla cezalandırıldım üstelik çoğul mahiyette. Yine de şükürler olsun ki; tüm sakil ve sefil benliğimin tutarsızlıklarını bertaraf etme gayreti içerisindeyken ucuz kurtuldum.

Sırasız ya da selamsız.

Selamsız dediğime bakmayın hani: fazlasıyla sıra dışı bir tezahürata yenik düşen benliğin külfet addedilen o miracı tam manasıyla. Birbirine eklenmesi bir yana iç ve dış mihrakları da eklediniz mi…

Sayısız donatısı yine devingen rotamın anlık bir hezeyanına denk düşmüşken gecenin kör karanlığında. Teferruata gerek yok zira beyan edeceklerim zaten yüreğin külliyesinde hazır ve nazır beklemekte gün ışığına çıkacakları hangi zamansa yine varsıl bir rotayı da tayin etti mi kader…

Hayat memat meselesi, değil mi?

Asılsız bir rakımda yüzsüz bir döngüde ve mahrem bir varsayımı da müdahil ettik mi…

Tınısını unuttuğum bir ses takriben oktavı da yitik aynen yüreğin membasında rüştünü ispatlamış bir sarkaç kıvamında. Vallahi ayarını ben bozmadım, desem inanın ki çarpılmam ama gelin görün ki; çarpım tablosundan çıkardığım hiçbir sayı yok sıfıra ihanet etmemi de hoş görün artık. Ne de olsa sıfırla eşleşen garip bir tabiatım var. Sağına soluna zarar vermeyi bırakınız tam anlamıyla göçebe bir lahitte terk edilmişliğinin esrarı ve hengâmesi ile boyutsuzluğunu da uzay boşluğuna teslim etmiş. Ruhumu teslim etmiş olsam bu kadar çözülmezdim doğrusu ya da çapraşık bir kinayede toz tutmuş kelimeciklere de paye vermezdim. İşin aslı…

Yaşamak ve yazmak…

Yazarken yaşamayı dilediğim bir sürece atıfta bulunuyorum tam anlamıyla ve öncesini tek kalemde es geçiyorum demek oluyor ki henüz doğmuş bir bebeğin emeklediği beyaz sayfalara teslim etmişken benliği…

Derken olanlar oluyor ve süreç koyu bir karanlığa bürünüyor.

Ve ölümün sessizliğinde çınlayan iç sesim.

Bu da boyutsuzluğu ile boyu değiştirdiğim/iz bir rehavet hem de konuşlu bir gizemle akıl sır erdiremediğim ama duaların kudretine tam anlamıyla teslim olduğum… İster geç kalmışlık deyin isterseniz sitemkâr bir endamla hor görün şu sefil kulu. Hiç mi hiç sorun etmediğime kani olduğum ise çok yeni bir varsayım yine bir dogma katılığında demek oluyor ki geçirdiğim evrimlere eklenen yeni bir katman.

Sorguladıkça dağınıklığın zaruri kıskacı.

Kırılgan bir yürekten türeyen hüzün tanecikleri hele ki mahrem gölgelerde büyüttüğüm kalemin ayak sesleri hem de dur durak bilmeden yazmaya ahdetmişken bilinmez bir zamanda ve bilindik bir mekanda. O da demek oluyor ki…

Kırsalında yüreğin vaha büyüklüğünde sefaletin kocaman bir öngörüsü anlamında yine zuhur eden o yansımada tüm mahrumiyetimi bertaraf etmekle sükûta daldığım hezeyan ötesi sevinç yüklü yaşam zerrecikleri üstelik katmer katmer açan bir gül iken kopuk bir imgeden soyutlanmış tutarsızlığı da dâhil ettik mi… dalsız ve boynu bükük bir gül hem de menşesisini asla sorgulama gereği duyamazken kaybolmuşluğunun peşi sıra eşleşen yürek sesi ya da fevri bir yangın ölmeyi aklına koymuş.

Sorguladıklarım iken karşıma çıkan o minicik kütlesi ile heyula bir evrene rest çekmeyi maharet bellemiş.

Kalemsiz bir süreç.

Kimliksiz günlerim.

Türeyen acılar.

Türeten insanoğlu.

Acıyan bir benlik ve acıtan bir katliam üstelik sür-git.

Kallavi bir dolduruş hatta tüm konuşlu hükümleri yine minnacık bir kutuya sığdırıp adına bilinçaltı denmiş bir mekanizmada nadasa bırakmayı meziyet bellemiş.

Nidalar…

Savruk yalnızlığım.

Kıskacında ömrün devingen bir rotaya denk düşüp dengini arayan bir derviş kıvamında üstelik şikâyet etmek şöyle dursun acının koynunda evirilen, acıya hükmeden hatta acı ile yoğrulmayı meşk eylemiş ve derken mutlu son.



Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Osman Onuktav
DİLEK

GÜNÜN İNCİSİ

Kemal DOĞANAY
MUHASEBE

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebed payidar kalacaktır. ATATÜRK

"


MAKALE

çocuk eğitiminde ödül ve cezan
14.12.2017                

 

 

...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Dalgalarin sesİnde yİne o
13.12.2017                .

.
Dalgın , düşünceli adımlıyordu sahili . Saçlarına kırlar düşmüş , alnında yaşanmışlığının izleri yer almış , öm ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Güvercin takla
12.12.2017                  .

Spor olarak yapıldığı zaman güzeldir takla atmak. Orta Okul ve Lise yıllarında da bir çoğunuz beden derslerinde yapıp takla hareketini, on...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler