D(U)YMAZLIĞIM   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 13.11.2016 18:04:16 tarihinde eklenmiş ve 86 kez görüntülenmiş.
Güdümlü yalnızlığa selam durduğumun kayıtsız şartsız tecellisi tüm sessizliğim.

Değil cümle kurmak öznelliğimi yitirmemek umuduyla koşu bandında cümlelerin tetiğine basıyorum oysaki öncesiz bilirdim dünümü ve hafif meşrep bir tınıya rast gelmişken ansızın değiştirirdim rotamı keza halen de öyle zira tek değişen o doğurgan sayaç ve tekabül eden sayının 2016’dan 2017’yi gözüne kestirmiş olması. Ya ben? Ya ben ne zaman ereceğim kemale ve hidayete?

Dün gece sessizliğimin sinir bozucu sesi ile sokuldum koynuna tüm varlığımı hep muhteşem bellediğim yegâne insan ve bir mermi hızında dökmeye başladım aslında kayıtsızlığımın penceresinden geceyi yudumluyordum hele ki gece kuşu varlığımın hicap yüklü beklentisi ile ve olur da sabahı yeniden kaçırırım düşüncesiyle ve uykulu gözleriyle beni süzdü annem:

‘’Yine neyi dert ettin?’’

Gülüyordum ama sinirden sahi ben miydim her şeyi parmağına dolayan hele ki tüm evren sineye çekmişken tok sesini kötülüğün ve israf edilen maneviyatımızla çatık kaşla ve yorulmadan atıfta bulunurken peyda olan ne ise ve de suç unsuru teşkil eden saf varlığım/ız…

İşte yeni sebepler bulmuştum gecenin kör vakti uykusuzluğu daha da çekilmez hale getiren…

‘’Sahi, anne’’ dedim:’’ Neden hiçbir sorumun cevabını O’ndan duymuyorum hele ki bunca sene sessizliğin sesiyle ya da seslerin sessizliğiyle tokalaştığım onca anlamsızlık?’’

‘’Kimden’’ demesiyle aniden parladı gözleri:

‘’Şaşırdın mı sen?’’

Bu kez içimden af dilemeye başlamak ilk aklıma gelendi ve daha nicesi: Öyle ya, d(u)uymazlığım değildi aklım sıra sormaya yeltendiğim bilakis vurdumduymazlığım idi seslerin yankıları ile hali hazırda yalıtıldığım ve görmediklerimi yine gözüme sokan kaderin sihirli ve yadsıyamayacağım tutumu.

Hep ama hep farkındalık geliştirmeye çalışmıştım lakin burnumun ucundakileri görme yeteneğimi kaybetmiştim.

Ne çok kaygı ne çok yalan ne çok hüzün.

Ne çok azlığım ne çok azığım ve ne çok aymazlığı hayatın ki hangi bir veriyi hak ihlali olarak görmüştüm de bin dereden su getirmenin ayrıcalığını mı taşıyacaktım?

Başlangıç noktam hep hayal yüklü bavulumu geçirmekti Tanrı’nın x-ray cihazından ve erip ereceğim mertebe zaten herkesin nazarında hiçlik olarak addedilirken çokluk ne olabilirdi ki?

Aykırılığım ya da aynılığım ama ölçüt addedilen sadece bir ekstre örneği iken ya da maaş bordromu ifşa ederken insan kaynakları sorumlusu ama sorunlarını da bir bir saklayan insanoğlu.

Azımsanan hayallerime rimel çeken münafık göz kalemi ya da rujunu taşıran bir hayat kadını ki israf edilendense ifrata kaçan o hegemonya:

‘’Hey, sen: sıradaki; söyle nedir maruzatın?’’

Hep yargılanmak biteviye sömürülmek ama hangi akla hizmetse bir mum ışığı titrekliğinde varla yok arası bir sureti var sayan ya da hezimeti doya doya yaşatan insan izlekleri…

Hep ama hep sıraya girmek ya da sıramın çalınması ama çalamadığım ya da çalmaktan imtina ettiğim kuru sıkı bir şarkıyı silah edinip kulaklarımı aynı melodi ile yıkamak ve yıkılmaya muktedir benliğimin yoksunluk şarkısı: Meftun dünleri yâd eden bir çocuk saflığında hala umut beslemek ve yudumlamak ama her nasılsa susuzluğumu gideremeyen o ırmak hele ki yataklarından biri iken saf ve irade dışı izlekleri de görmezden gelip tüm gücümle asılırken merdaneye hani olur da rast gelirim yüreğin dengi bir gölgeyi evlat edinirim ve rüzgârın peşi sıra istiflerim ben de dökülen yaprakları. Hele ki acıları sağaltan ve çöküşlerin dibinde ruhani bir isyanı yok sayıp avuçlarımda sayılı sevdalarımın sayısız hüsran yüklü bildirgesi.

Bir sonu yoktu ki acıların ama acınmak istemeyip asil bir kimliğin ağırlığı ile ve de çatık kaşlı bir sitemde boş bulunduğum devrik rotam ki çarpan kamyonlardan kaçtıkça daha da ağır vasıtalara rast gelme ihtimalini asla göz ardı edemeyeceğim…

Sahi, sesin sahibi mi yoktu da ben hala arıyordum köşe bucak?

Yoksa varlığımın tek sahibi ve koruyucum hep beni üzünçlere boğmayı mademki hak görmüştü -ki hüznüme nasıl da sahip çıkmıştım bir ömür boyu-ve ben feryat figan mutluluk kıvılcımı saçacak bir imkânsızlık peşindeydim.

Hüznümü hak gören Hakkın rahmeti değil miydi boyumu aşan insanların görgüsüz ve mesnetsiz ithamları ama beni benim bilip bilmemin ötesinde yine O zaten kazımıştı günahlarımı da sevaplarımı da kayıt altına alırken melekler yoksa nasıl sağ çıkabilirdim ki bunca enkazın altından ve görünen oydu ki bir enkaza dönüşmeme izin vermemişti güzel Rabbim ya da köhne bir eşya gibi bir köşeye atılmamıştım her ne kadar sık sık savursam da sıkıntı yüklü nidalarımı…

Ben bir tek O’na muhtaçtım ve hep de böyle olmasını istediğim için bir şekilde iç döküntülerimi döküyordum beyaz boşluğuna sefil ruhumun.

En az O’na duyduğum İlahi Aşk kadar da sevdalıyken hayata ve o çocuk yanıma zaten cevapsız kalan bir sorum da yoktu artık ve kapalı gözlerimdeki sis kalkmıştı yine bin bir soru iken tek muhatabım sadece ve sadece O…




Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ



GÜNÜN İNCİSİ

Osman Onuktav
DİLEK

GÜNÜN İNCİSİ

Kemal DOĞANAY
MUHASEBE

 Diğer Günler

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

Yılın Serbest Şiiri

Muharrem Küçük
Ötzi

 

Yılın Hece Şiiri

Hüsnü Özdilek
Söz

Önceki Yıllar

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

 Gittiğim her yerde benden önce oraya gitmiş bir şair buldum..  Sigmund Freud

"


MAKALE

çocuk eğitiminde ödül ve cezan
14.12.2017                

 

 

...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Dalgalarin sesİnde yİne o
13.12.2017                .

.
Dalgın , düşünceli adımlıyordu sahili . Saçlarına kırlar düşmüş , alnında yaşanmışlığının izleri yer almış , öm ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Güvercin takla
12.12.2017                  .

Spor olarak yapıldığı zaman güzeldir takla atmak. Orta Okul ve Lise yıllarında da bir çoğunuz beden derslerinde yapıp takla hareketini, on...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler