PAKRADUNİLER / BAĞRUTİNLER / SABATAYİSTLER   

Aybars KARLIDAĞ
Bu yazı 02.12.2016 17:32:27 tarihinde eklenmiş ve 125 kez görüntülenmiş.


PAKRADUNİLER / BAĞRUTİNLER / SABATAYİSTLER

Modern Türkiye’nin temel bilinmeyenleri üç beş değildir. Bu ülkenin en az on beş büyük bilinmeyeni vardır. Pakraduniler bunlardan biridir. Pakraduniliği ve Pakradunileri bilmeden bugünkü Türkiye’yi anlamak ve çözmek mümkün değildir. Sabataycılar için de öyledir.

Bizler orta oyunu izlerken Türkiye sistematik bir şekilde çökertiliyor. Daha önce de bahsettiğimiz sosyal çözülme olabildiğince hızla devam ediyor. Türkiye’de bir dönem kapatılmak istenirken yeni bir dönem de başlatılmaya çalışılıyor.

Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş Osmanlı sivil ve asker bürokratları vasıtasıyla gerçekleşmiş ve bürokrasiye hakim olan sabatayist zihniyet tıpkı Osmanlının son döneminde olduğu gibi "Devlet"e hakim olmuştu. Cumhuriyete kendi renklerini vermiş ve "laik-ulusalcı" bir kimliğe bürünmesini sağlamışlardı.

Geçen zamanda diğer toplumsal grupları gözardı ederek iktidarlarını devam ettirdiler. Zaman zaman sabatayist topluluğu oluşturan 3 grup (Kapancılar , Karakaşiler ve Yakubiler) arasında sıkıntılar ve mücadele yaşansa da 1990’lara kadar iktidarlarını sürdürdüler.

Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişte Sabatayistlerimiz nasıl önce Müslüman (Osmanlı’da ve Atatürk Devrimlerine kadar) sonra laik-ulusalcı kimliğini kullanmışsa bugün de iktidarı ele geçirmek üzeri olan yapı Müslüman/siyasal İslamcı kimliğini kullanmaktadır.

Üç kimlikli, sır içinde sır, gizli mi gizli, görünmez bir grup.
Onların yanında Sabataycılar apaçık bir cemaattir.Evet, son hadiselerin içindeki Pakraduniler kimlerdir? Ne yapmak istiyorlar?Bu memlekette ikili oynayanlar olduğunu biliyoruz… Pakraduniler ise üçlü oynuyor.
Dıştan Müslüman görünüyorlar… Bir alttaki ikinci kimlikleri Kripto Ermenilik… En alttaki Yahudilik…

Denebilir ki, insanları dinî inançlarına ve gizli kimliklerine göre değerlendirmek doğru değildir.
Bendeniz bu kanaatte değilim. Bir insan hem Yahudi hem Müslüman… Hem Yahudi, hem Ermeni, hem Müslüman olamaz.Ülkemizde yaşayan Musevi, Süryani, Gregoryen Ermeni, Katolik Ermeni ve başka gayrimüslim vatandaşlarımla alıp vereceğim yoktur. Lakin asıl kimliği Yahudi-Ermeni ama Müslüman postuna bürünmüş, işte bu normal değildir.

"Pakraduni"ler, Anadolu’nun İslamlaşması ve Türklere vatan yapılması üzerine, özellikle Ermenilerin rağbet gördüğü Selçuklu ve Osmanlı döneminde, Musevilikten Ermeniliğe geçen, 1915 olayları sonrası ve Cumhuriyet sürecinde ise Müslümanlığı seçen, ama Yahudi zihniyetini nesilden nesile gizlice sürdüren bir topluluk olmaktadır. Fanatik Ermeni karşıtlığıyla Türk ırkçılığını (Turancılığı) savunmak, her fırsatta İslam’a saldırarak, sosyalist ve Kemalist bir tavır takınmak bunların alameti farikasıdır. Ama sadece solcu değil, sağcı partilere; hatta Milli Görüş’e de sızanlar vardır. Örneğin, "Durmuş Durduyan" iken Oğuzhan Asiltürk’e dönüşen Pakradunilere rastlanmaktadır.

Asırlarca Ermeni toplumunu yöneten Yahudi asıllı ‘Pakraduniler’in hikâyesi yeni yeni günışığına çıkmaktadır.
Selanikli Sabetaycılar, İspanyol Maranolar ve İranlı Meşhedilerden sonra Ermeniler içinde de Yahudi orijinli bir unsurun 2 bin 700 yıldır varlığını sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Pakraduniler (Bagratuni/Bagratids) adı verilen ve asırlarca Ermeni toplumunu yöneten cemaatin hikâyesi M.Ö 730 yılında başlayıp günümüze kadar uzanmaktadır. Bu iddianın sahiplerinden birisi de araştırmacı-yazar Levon Panos Dabağyan’dır. Yahudi asıllı Pakradunilerin M.S. 1045 yılına kadar Ermenileri "acımasızca" yönettiğini ifade ederek, iddialarına dayanak olarak dünyaca ünlü Yahudi tarihçilerinden Prof. Dr. Abraham Galante’yi gösteriyor. Galante, "Pakraduniler veya Bir Ermeni-Yahudi Tarikatı" adlı kitabında, "Pakraduniler, varlıklarını Juda İmparatorluğu’nun sonlarından (M.Ö. 7. yüzyıl), 20’nci yüzyıla dek sürdürmüş olan Ermeni-Yahudi karışımı bir kavimdir" saptaması yapmaktadır.

Aleviliği istismar eden Rafızî Ermeniler kimlerden oluşuyor?
Fransız Mareşali Horace Sebastiani, Türkiye Ermenileriyle ilgili 1814 tarihli raporunda: Ermenileri normal Ermeniler ve "Rafiziyyun/Rafiziler" olarak ikiye ayırır. Dabağyan "Osmanlı İmparatorluğunda Şer Akımlar" kitabında bu raporu değerlendirirken, Fransızların Türkiye’deki etnik yapıya daha 1800’lü yılların başında bile ne kadar hâkim olduklarının anlaşıldığını ifade ederek şöyle tepki veriyor:

"Selçuklular devrinde, Alparslan’ın saflarına geçerek, Bizans’a karşı savaşan ve sonradan İslam dinini kabul eden Ermenilerin büyük bir kısmı, bilahare ‘Alevi Mezhebi’ne geçmiş ve öyle kalmışlardır. (Yaptıkları isyan ve taşkınlıkları da saf Alevi Müslümanlara mal etmeye çalışmışlardır.) Demek ki, Mareşal Horace Sebastiani, Fransa’nın Türkiye üzerinde taşıdığı gizli emellerin tahakkuk sahasına aktarılacağı zaman, Osmanlı topraklarında yaşayan bilumum unsurlardan istifade edebilmek için Anadolu topraklarında yaşayanları da iyiden iyiye tetkik etmiş veya ettirmiş!" diyor.

Yazar Levon Panos Dabağyan, Ermeni meselesinin can damarını teşkil eden "1. Zeytun İsyanı’nın" arkasında Fransa ve Vatikan’ın bulunduğunu, isyanın düzenleyicilerinin Pakraduniler olduğunu ileri sürüyor. Dabağyan, Zeytunluların kökeniyle ilgili olarak şöyle diyor: "Ani Beldesi’nin Bizanslılara geçmesinden ve Bizanslıların Ermeni katliamından sonra, Anadolu’nun muhtelif bölgelerine dağılan ‘Pakraduni Hanedanı’ mensupları Haçin ve Zeytun havalisine yerleşmişlerdi.

Zira, bizzat o çağlarda yaşamış ve vakaları bizzat görebilmiş tarihçilere aittir ki; bu durum karşısında hemen herkesin şapkasını çıkarması lâzımdır!. Dahası; "Rüzgâr ekenlerin, fırtına biçmekten gayrı hiçbir çareleri olmadığını" peşinen kabullenmek elzemdir. Çünkü, kaçınılmaz bir gerçektir!.

Hele hele FRANSIZLAR, İNGİLİZLER, RUSLAR ve AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, bu hususta hiç mi hiç alınmasınlar. Zira; bir buçuk milyon Ermeni’nin Türkler tarafından kesilmiş olduğu iddiasını; yıllar yılı çeşitli entrika ve propagandalarla Ermenilerin kafalarına sokan ve bu uğursuz propagandayı hâlâ sürdüren bizzat kendileridir. Dahası Ermeni-komite artıklarının meydana getirdikleri, acımasız cinayet şebekelerini; madden ve manen besleyen ve de ülkelerinde barındıranlar yine kendileri olmuş ve olmaktadır!.

Sessiz ve derinden ilerliyorlar. Bu yapının farkına varan o kadar az insan var ki sesleri duyulmuyor. 100 yıl önce Türklerle-Ermeniler arasında yaşanan sıkıntıların bir benzerini Türklerle-Kürtler arasında oluşturmaya çalışıyorlar. 100 yıl önce yaptıkları ile Millet-i Sadıka olan gerçek Ermenilerin bu coğrafyada yok olmasını sağladılar şimdi ise et ve tırnak gibi birbirinden ayrılamayacak olan Türk ile Kürdü birbirine kırdırarak yok etme eğilimindeler.

Olaya dini ve siyasi açıdan bakıldığından tüm mücadele Müslüman ve Kürt kimlikleri üzerinden yapılıyor göründüğünden asıl gerçek görülmüyor. Durum İsrail ile İran’ın Lübnan üzerinde savaşmaları gibi bir durum arz ediyor. İran perde gerisinden Lübnan’daki Hizbullah gibi güçleri kullanırken İsrail de perde gerisinden Hristiyan Falanjistleri vs. kullandı. Sonuç harap ve bitap , yanmış yıkılmış bir Lübnan...

Pakrudin/Bağrudiler ile Sabetaistler arasındaki iktidar savaş devam ediyor. Bu savaşta ezilen ve ezilecek olan Türkmen ,Kürt , Çerkes , Boşnak vs. farketmeksizin Anadolu’nun bahtı kara çocuklarıdır. Çatışma başka kimlikler üzerinden ve başka alanlarda yapıldığından düşmanın kimliği algılanamıyor ve savunma pozisyonu alınamıyor. Siyasetçilerde burunlarının ucunu görmekten aciz...

Otuz yıla yakın devam eden PKK terörü hakkında şimdiye kadar kitap, makale, rapor olarak çok şey yazıldı, Ermeni menşei, Yahudi destekli denildi ama PKK’nın iç yüzü aydınlatılamadı. Pakradunileri, Kripto Yahudileri, Kripto Hristiyanları ve Kripto Protestan Müslümanları bilmeden PKK anlaşılmaz ve çözülmez...

Bu gerçekleri gören çok az insan vardır.Gerçekleri görmeden bu zor coğrafyada barınabilmek,geleceği inşa edebilmek zor olsa gerektir.Mutlaka bölünmeden birlik beraberlik içinde ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için gayret göstermeliyiz.Eğer bu şekilde kardeş kavgası devam ederse,dönüp geriye tarihe bir bakmak gerekir.Tarih her milletin aynasıdır.Tarihten ders alınsaydı,tarih tekerrür eder miydi? Gerçekleri gören dile getiren kişiler feryat etmekte bu önemli konuyu dile getirmektedir.

Ermeni görünümlü Yahudiler kullanılarak Ermenilerin bu coğrafyayı terk etmek zorunda kaldığını şimdi ise nasyonal sosyalist PKK/HDP içindeki Kürt görünümlü kişiler kullanılarak bu coğrafyanın kana bulanacağını görmüş bulunmaktadır. Ona göre hareket etmektedirler.Asker ve polise karşı silahlı mücadele yapan kişilerin,boynunda haç kolyesi ve bir çoğunun sünnetsiz yabancı militanlar olduğu ortaya çıkmaktadır.Bunların esas amaçları ülkemizde kardeş kavgası,iç çatışma çıkarmak istemeleridir.Bu şekilde Türkiye’yi kan gölüne çevirerek kalkınmasının önüne geçmektir.


KAYNAKÇA:

1-Mehmet Şevki EYGİ
2-Ergenekon Türk Kültür OCAKLARI
3-(Sorun olan Ermeniler / Suat Akgül, Ali Güler, Türkar Yay. İst. 2003. s: 402)
4-(Emperyalistlerin Kıskacında Ermeni Tehciri, IQ Kültür Sanat yy., 1. Bas. Nisan 2007 İST.

Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Sevinmek de üzülmek de hayatın cilveleridir..
Gülüp geçiniz.
  A. Dinçbaş

 

"


MAKALE

Solmaya hazirim
24.09.2018                

İklimlendiriyorum nidalarımı. Saflığıma biat öykündüklerimi öldürüyorum çünkü ölen benim. Doğuşumu müjdeleyen mele...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Balık ile rakı İçilir mi
25.09.2018                .

.
İçkiyi de rakıyı da pek sevdiğimi söyleyemem. Zamanında az da olsa içmişliğimiz vardır. Senelerdir ağzıma sürmüyorum desem d ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Bulutlar bile düşünceli
23.09.2018                  .

Bilmekle iştigalim ta başlangıcından arzuladığım sona kanat açarken bilip bilmeden. Suçlanan olmayı ben seçmedim üstelik: yanılgı ...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler