GEÇMİŞTEN BU GÜNE   


refik arı
Bu yazı 15.12.2017 11:16:20 tarihinde eklenmiş ve 57 kez görüntülenmiş.

 





Küçük bir köyde, beş çocuklu bir ailenin ilk ferdi olarak gelmişim dünyaya.Tüm aile erkek çocuk olmam nedeniyle bayram etmişler. Masmavi gözlerimden esinlenerek de boncuğum diye sevmişler. Recep koymuşlar adımı.Belli ki üç ayların ilkinde açmışım gözlerimi, katılmışım aileye. Babam, tarımla uğraşan ortanın altında bir gelire sahipti. Benden sonra dört kardeşim daha olmuş peş peşe... Onların da bakımında önemli payım olduğumu düşünüyorum, daha o yıllarda. Anne baba tarla işlerine gittiklerinden yanlarında boy boy bizleri de götürürlerdi.Öküz arabasının gölgelik tarafına bezden portatif bir salıncak kurulu, kardeşlerimi orada sallayarak uyuttuğum halen belleğimdedir. Zavallı annem her sıra başı dönümünde en küçük kardeşimi emzirir, sonra yine asıl işine dönerdi. Zor ve yoksulluk yılları olduğunu düşünüyorum. Biraz büyümüşüz demekki diğer üç erkek kardeşimle köyün iğnecisine ( sağlık memuru) yürüyerek gidip sünnet olarak ben babaannemin, kardeşim Rasim dedemin, Ahmet ise babamın sırtında dönmüştük evimize.Bilinen özel sünnetlik giysimiz yoktu.Pelerin ve asa hak getire.

Okul çağı gelmiş, büyük bir heyecanla başlamıştım okula.Yeni ayakkabılarım yoktu. Yeni pantalonum da, ama herkesle bir örnek siyah önlüğüm ve beyaz yaka pek de yakışmıştı doğrusu.Elimde tahta çanta ile sabah gitmek akşam gelmek çok da hoştu.Beş yıllık okulu yedi yılda bitirebilmiştim. Şimdi eğitimimi soranlara yüksek ilkokul diyerek kendimle adeta dalga geçiyorum.

Ailenin ekonomik durumunun yetersizliği nedeniyle öğrenimime devam edemedim. Aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla bir tamircinin yanına çırak olarak vermişti babam.Çocuk yaşımda omuzlarıma yüklenen yük delikanlılık çağımda da artarak hissettiriryordu kendini. Zordu geçinmek.Papuçlarımın pençeleri delinmişti.Yağmur, çamur ve karda büzüşürdü ayaklarım.Yenisini alabilmek ne mümkün.Ancak mukavva ve gazete parçalarıyla takviye ediyordum. Yine de mutluyduk aile olarak, yokluklar pek umurumuzda değildi.Huzurumuz vardı. Çok şeyden yoksun olsak da...

Zaman büyük bir hızla akıp gidiyordu.Babam yaşlanmış, yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefat etmişti.Artık aileye tümüyle bakmak zorunda kalmış, ne yaşımı yaşamış, ne de delikanlılığımı bilmiştim.İşte yolun yarısı denilen yaşa göz açıp kapayıncaya kadar gelmiştim. Emsallerim evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı. Ben ise aşkla, sevgiyle tanışmamıştım.Varsa çalışmak, yoksa çalışmak... Kardeşlerimin geleceğine adamıştım kendimi.Başkaları için yaşamak değişmez kanundu sanki.Ömrünü başkalarına adamak prensibimdi. Yokluklarla geçirilen bir ömür...

Artık tüketim toplumunun bir ferdi olunmuş, reklamlarla özendirilen, marka tutkunu, üretmeden tüketmeye, varlığı, yokluğu düşünülmeyen sınırsız bir tüketim... Hudutsuz bir borçlanma...Sanki ödenmeyecek gibi. Ekonominin keskin çarkları arasında kaybolan yaşamlar, dağılan yuvalar...

İşte çayımı yudumlarken sessizce köşemde, mazi canlanıverdi gözlerimde. O günlerden bu günlere... Düşündüm...Değer miydi acaba bunca çileye...

 

 

 


Refik
15 . 12 . 2017
Istanbul

 

 


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar


Armağan DİNÇBAŞ
Elbette değerdi ve hep değer..
Keşke hiç unutulmasa..

Anlatımı güzel, ilginç bir öykü..

Kutlarım değerli yazarı.


MeLek Tiryaki
Yaşadığımız hayat kendi romanını yazar.her gün bir romanda bir bölüm, her yıl bir kitaptır. bir ömürse kütüphanedir bize. yazilmasada satirlara.geçmişte yaşanilan her şey acı dahi olsa tatli bir anıdır dimağımızda kalan hiç unutulmayan.herkes kendinden bir seyler bulur böylesi içten romansı gerçek hayattan alinan satirlara düşen yazidan.anlamlı ve güzeldi.saygılarimla....


 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920. ATATÜRK.

"


MAKALE

Dönüşüm kafka
19.10.2018                

Kafka’nın izdüşümü yine Gregor’un yaşadığı acılardan biraz olsun ders çıkarmaktan aciz kim ise. Yakınlarımızın d...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Rahmetİn ve aŞkin frekansi
23.10.2018                .

.
Uslu bir beyit ısmarlıyorum göğün rehberinde pembe tüllü buluta. Bir yürek bir yürek daha taşarken gün… geceye teslim ediyorum ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Ve yeniden döndüm kendime
22.10.2018                  .

Müşkül anılardan dertop olmuş minvalinde göğün, kement attığım göğün rahmetine sığındığım… İkircikli acıların yaftaladı...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler