GERÇEK SEVGİ   


Seyfettin KARAMIZRAK
Bu yazı 16.11.2018 13:25:42 tarihinde eklenmiş ve 21 kez görüntülenmiş.

 

 

Erich Fromm,  “Sevme Sanatı” adlı eserinde;  “Sevgi, kişinin kendi bütünlüğünü, bireyselliğini koruyarak gerçekleştirdiği bir birliktir. Sevgi, insana özgü dünyadan bir şeyler vermektir. Bunlar ilgi, sorumluluk, saygı ve bilgidir” demektedir.

Atalay Yörükoğlu’ da sevgiyi; “İnsanları birbirine yaklaştıran olumlu ve iyi duyguların tümü” olarak tanımlar.

“İnsan, sevme yeteneğini sevilerek kazanır. Sevmeden önce sevilmeyi öğrenir. “Sevecenlik, ilgi, anlayış, hoşgörü, acıma, bağlılık ve beğenme de bu duygunun ürünleridir” der.

Japon düşünür Masumi Toyotome, “Three Kinds of Love”Aşk üç çeşittir” adlı eserinde gerçek sevginin “nasıl” olması gerektiği hususunda  modern çağa farklı bir pencere açmıştır. Toyotome, sevgiyi üç başlık altında incelemektedir:

1. Eğer türü sevgi: Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgi türüdür. “Eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim.” Gibi şarta bağlanmaktadır.

En çok rastlanan sevgi budur. Bir şarta bağlı, karşılık bekleyen sevgidir. Nedeni ve şekli bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. İlişkilerin çoğu "eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk biter.

Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışır. Fakat başarılı olamaz. Babasının yüzüne bakacak hali kalmaz.  Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gider.

Eve döndüğünde babası öfkeyle; "Sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone’ye gittin" diye bağırır.

Delikanlı; "Ama baba, vaktiyle sen de Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın" der. Baba kızarak, delikanlıyı tokatlar. Çocuk da intihar eder.

İnsanlar "eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler. “Eğer” türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır yük haline gelebilir.

2. Çünkü türü sevgi: Kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. "Eğer" türünden farkı yoktur, insana yük getirir.

Kişiler daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Sevenlerinin, bir gün başkasını sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama, sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer.

Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfın en çalışkan öğrencisi, yeni gelen çalışkan öğrenciye kızar.

Japonya da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Fena halde çirkinleşince, nişanlısı onu terk etmiş. Daha acısı, anne ve babası, ziyarete bile gelmemişler.

Sahip olduğu sevgi, güzellik temeli üstüne bina edilmiş olduğundan, bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş.

 Toplumlardaki sevgilerin çoğu “çünkü” türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür.

 3. Rağmen türü sevi: Koşula bağlı değildir,  karşılığında bir şey beklenmez. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine de dayanmaz.

Bu tür sevgide, insan "bir şey olduğu için" değil, "bir şey olmasına rağmen" sevilir. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine "rağmen" olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor.  Değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor.

Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur. Bu tür sevgi, yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. "Dünyadaki en büyük kıtlık, rağmen türü sevginin yeterince olmayışıdır!"

Bir mağazadan kendine gömlek alan çocuk tezgâhtara, “bu gömleği eve götüreyim. Eğer annemle babam gömleği beğenirse geri getirip değiştireceğim” diyor.

Tezgâhtar şaşırarak sebebini sorunca çocuk, “O’nlar hep benim istemediğim şeyleri yapıyor ve benim zıddıma davranıyorlar. Ben de O’nlara inat beğenmedikleri bir gömlek alacağım” diyor.

Evde ve okulda yeterince sevgi bulamayan insan, o sevgiyi dışarıda arar. Çünkü insan sevgisiz yaşayamaz.

Doğan Cüceloğlu, “olumlu benlik” kavramı için koşulsuz sevgiyi önerir: “Olumlu benlik bilinci için koşulsuz sevgi gereklidir. Koşulsuz sevgi birey ne yaparsa yapsın onun sevgi ve saygıya layık olduğunun kabulüdür. Bu tür sevgi içinde büyüyenlerin benlik anlayışları, güçlü ve olumludur.” Der.

Mevlana’nın şartsız kabul dediğimiz; “gel, gel kim olursan ol yine gel” çağrısı koşulsuz sevginin en güzel örneğidir.

Sevgi, yaşamı renklendirmekte, değerli ve yaşanır kılmaktadır. Sevgi ilgi, hoş görü, haklara saygı göstermek ve korumak demektir. Sevgi tahammül göstermek, kişinin kendisini aşması, doğaya, çevreye, tüm canlılara karşı duyarlı ve sorumlu olması demektir.

Değerli eğitimci Veysel Sönmez sevgi hakkında; “Sevgide yalan, kandırma, dolandırma, sömürme, öç alma, kin duyma, varlıkları araç olarak görme ve kullanma, küçük görme, aşağılama, ezme, öldürme, cezalandırma vb. gibi duygulara yer yoktur.” demektedir.

Kişiler arası iyi ilişkileri, barışı, güveni, fedakârlığı hoşgörüyü, başarıyı sağlayan sevgidir. Sevginin olduğu yerde; yenilikler ve güzellikler vardır.

Ümidimizi, yaşama sevincimizi, mutluluğumuzu sevgiden elde ederiz. Duyguların en yücesi, yüreğimizdeki bahçelerin en güzel çiçekleri sahip olduğumuz sevgidir.

Sevgiyi, tüm olumsuzluklara rağmen yaşatmamız gerekir. Niçin ve nasılları bir kenara bırakarak, insanları, ağaçları, hayvanları, toprağı, suyu kısaca tüm canlıları tadında sevmeli, sevgi dolu kalplerle yaşamayı bilmeliyiz.

Yunus’un diliyle son söz:

Ben gelmedim da'vi için,
Benim işim sevi için.
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmağa geldim.

                                 Yunus Emre

 

Sevgiyle kalın…


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=3852&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4109&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Devamını Oku

Sokakta Sanat Var

Sokakta Sanat Var “Sanata Dokunuyoruz” Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

24. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ Sokakta Sanat Var Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. Dr. Albert CAMUS

"


MAKALE

Toplumsal yozlaşma
13.12.2018                

 

...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Hadi gidelim
13.12.2018                .

.

Deniz kıyısında, dalgaların sarhoş edici ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Kartvizit
12.12.2018                  .

Sözcüklerin bir abartıya mahal vermeden, duygu frekansımı ayarlayıp, net bir şekilde kelimelere dökmek hayatı ve yaşadığım farkındalı...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler