ACIYA YATKIN   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 09.08.2019 22:51:49 tarihinde eklenmiş ve 104 kez görüntülenmiş.
Muhatabım olmayan bir başkaldırı hepi topu aslında gözlerimi alamadığım o mavi tavan ve işte başlıyor düzensizliğin temaşası az sonra özgürlüğünü ilan edecek lades diyen çılgın metafor.

Neyden ibaretiz kim bilir ve ruhumuzu emanet ettiğimiz hepten mi yaşlı ve yasaklı bir ön yargı?

Ve işte tabular yıkıldı ve şehir de sonra da küçülen gözlerinde ölümün bir sefere tanıklık ettik ruhun uçuşa geçtiği ve asla bir x-rey cihazından geçmesinin gerekli olmadığı.

Sorular var asılsız sorular ve asal cevapları var aslında asalet yüklü bir ferman padişahın kavuğunda yuva yapan kuşlar gibi sefil ve çaresiziz her birimiz.

Ölüm var ölümsüzlüğe inat.

Bir de yaygara koparan tanrılar var başucumuzdaki lambanın tepesine yapışmış ölü sineklerden gözünü alamadığımız düş kırıklıkları var.

Mütemadiyen öten cazgır kuşlardan bize uçuşan nidalar var sıkıcı kelamın aslında bir özür olmadığı ve asla aşkla bağdaşmayan yansımaları var ölümsüzlüğün izini süren hangi kâhinse, hayata binaen uzun yaşamanın sırrını keşfetmeye yakın üzünç başakları var.

Lades demenin coşkusu belki de aslında tımar edilesi bir beden kaybolması an meselesi bir rüzgâr.

Sanrı cumhuriyetinde suskun gölgelerle kuşatılmışız ve az sonramız tahakküm altında.

Sular seller gibi imalar aşkın lütfüne yanaşan vapurlar gibi rüzgârı ıskaladığımız ve yangının meşrebinde uçuşan bültenler var sunumu yasak sevmesi yasak sınırlarda tutsak kalmışlığın cefası var.

Yorgun rakamların neye denk düştüğü belki de rakımı kayıp bir şehrin kuytularında yaşayan güvercinlerdir kuzey rüzgârına çemkiren ve asılsız iddialardır hayatların çürüğe çıktığı.

Şimdi mevsim ilkbahar ya da yaz.

Yaza yaza varmayı ertelediğimiz bir kış mı yoksa ve o nüktedan fısıltı ile kundakladığımız mutluluk belki de kundağından kaçırılan bir bebek annesine muhtaç bir o kadar uzak.

Mevsimin feri kaçtı işte gölgeler de artık uzamıyor ve nereye dokunsam kırılıyor içimdeki cam tezgâh ve üzerinde yorgun yılların kareleri.

Kareler.

Dikdörtgen yüzlü bir duvarda hangi kareye düştüğünü unutan bir bebek belki de ve o çalıntı hayatı ile hoyrat bir şekilde büyütülüyor.

Yorgun mevsim.

Yarılanmış ömürler şühedası bir vaveyla.

Aşkın kuralarda kaybettiği ve yönünü yitiren yaygaracı tavşan tıpkı Alice Harikalar diyarının fonundaki pofuduk gölgeler.

Çocuk olmanın bedeli mi yoksa belki de mavinin teninde iri bir damla ve süt liman kuytular ne de olsa şehir boşaldı ve sona erdi o uğultu.

Kaybolan resimde saklıydı oysa maruzatlarım bir de unutulmaya yüz tutmuş şafağın çatı katında.

Ve akan gözyaşları.

Esir düşmüşlüğümüzü unuttuğumuz özgür rüyalarımız.

Sancılı bir ölümde sanrı yüklü ömrün de gölgesinde yeşeren bir sevinç gibi her irkildiğimizde tozutan yürek sesi.

Dik yokuşun kaç açılı bir eğilime sebebiyet verdiği mi yoksa yorgunluğun müsebbibi?

Ve işte yarış başladı.

Aklanan kara gölgeler.

Lak lak düşkünü imgeler.

Soruları çalınmış bir sınavda gözetmen olmanın verdiği hoşluk ve de gurur ile cevaplarını saklı tuttuğum maruzatımda kayıtlı şıklar.

Geçişe kapalı köprü gibi belki de köprülerin bombalandığı bir aşk hikâyesi gibi.

Kibirli.

Acıya yatkın.

Mazoşist varlığın tutsağı ne çok gölge kıyıma uğramış oysaki mevsim de çalıntı aşklar da.

Ve şimdi ellerimizi uzatıp ant içiyoruz en yüksek frekansta en düşük voltajla mimlediğimiz o ampulü kırmak sonra da bağrımıza basmak.

Gücümüze gidiyor lakin ve doya doya ağlayamamanın verdiği sıkıntı ile karanlıkta tuttuğumuz nöbetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Sona geldik madem.

Sonrasızlığın da artık mucidi iken eksen.

Başı da kayıptı madem masalın.

Hiçliğe merhaba, sevgili evren ve içimizdeki dev ekranda geçen o alt yazı ile sonlandırıyoruz günü de ömrü de.

Hayatla aramıza sokulan nifak kadar da tutsağıyız acıların bir o kadar acı çekmekten zevk alan melun bedenler.

Ruhlarımız hepten kıskaçta.

Neden o zaman bunca izdiham ve mücadele taş çatlasa bir asrı bulacak yaşımız…

Efkârın iniltisinde taziyelerimi sunuyorum tüm içtenliğimle kutsanmışlığa da gölge düşmeden kalabalığa karışıyorum yeniden ve son kez.



Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8162&catid=67&Itemid=247

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

72'nci Cannes Film Festivali

72'nci Cannes Film Festivali Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü. 72'nci Cannes Film Festivali
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Adalet, evrenin ruhudur. ÖMER HAYYAM

"


MAKALE

özlem
02.06.2020                

Mevsimin tebessümlerin dolduruyorum Nisan tasına ve özne olmayı özlermiş gibi yapıp feryadımı salıyorum boşluğa. Sözcükler...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


YaŞadiĞim kadar yaŞatmak umudu
01.06.2020                .

.
Bir dilemma dilenen belki de dillendirmekten yoksun olduğumu düşündüğüm o lafügüzaf. Sözcüklerin albenisi. Hayatın haşme ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Acil çikiş kapisi
29.05.2020                  .

İklimin teninde saklı bir yangın elbet yargılama imkânın olmadığı hele ki günler öncesinde başlamış ve açık pencereden içeri giren ...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler