Teslimiyet 9   

Bayram Kaya
Bu yazı 18.10.2019 19:57:56 tarihinde eklenmiş ve 15 kez görüntülenmiş.

9

 

Artık şimdiden sonraya hile tuzak, illüzyon ve aldatma üzerinde KÂR etme olgusu vardı. Kar etmek için faiz vardı, rant vardı, kira vardı, komisyon vardı, aracılık vardı var oğlu vardı. Dinler tüccarlığı kutsayacaktı (karı kutsayacaktı). Dinler nir yanda ölçüyü yanlış tutmayın derken, kazancın onda dokuzu ticaret diye hileyi kutsayacaktı.

 

İşte para adamlığı yokken genelde dinlerin de sahibi olan Nemrut, İbrahim gibi mülk sahibi yöneten feodal toprak ağaları, çoban efendiler vardı. Dini anlayışlar da feodal toprak ağalarına göre adaleti mülkün temeli yapmıştılar.

 

Birkaç bin yıllık feodal saltanattan sonra, kilise babaları gibi burjuva denen banker para babaları da ortaya çıkınca, saltanat sahibi feodallerin pabucuna taş gitmişti. Para babaları karşısında feodaller aldıkların da sattıkların da bir hayır göremez olacaktılar.

 

Para üretmediği halde nasıl artıp nasıl çoğalıyordu? Az yukarıda kısmen ve en can alıcı haliyle gördük. Paranın kendisi değer değildi. Paranın kendisi üretim değildi. Paranın kendisi inşa değildi. Üretmediğiniz zaman ihtiyaçtan parayı somun diye yiyip, ayakkabı diye giymiyordunuz! Ama para artıyordu! Parasız saadet olmuyordu!

 

Para babaları paranın değiştirme değeri üzerindeki hileyle (kâr, kazanç) tuzağı ile sisteme egemen olmuştular. Eşdeğer ilişkiler üzerine oturan sistem, sanal olarak para ilişkileri üzerine oturmuştu.

 

Eşdeğer karşılık için takas sürecini kolaylaştırmak için köleci süreç ilişkileri içine sokulan para; türlü algı oyunlarıyla eşdeğer karşılık olmaktan çıkartılmıştı. Böylece eş değerli değiştirme değeri olmaktan çıkarılan paranın, başka bir hile ve tuzak ile alım gücü ortaya konmuştu! Buna fiyat deniyordu. Fiyat oynamalarıyla para birikiyor para artıyordu.

 

Sadece bir değiştirme değeri olması gereken para, en temel sömürü nesnesi oluyordu. Kazanıyorum diye sömürüyordu. Ticaret diye sömürüyordu. Kâr yapıyorum diye sömürüyordu. Komisyon alıyorum diye çalışmayıp, üretmeyip hiçbir değer ve katma değer üretmeden din adamları gibi kazanıyor, sömürüye aracılık ediyordu.

 

Su akar yolunu bulur. Su kendi akış yasası gereği yolunu bulur diyen yasa; her yerde işliyordu da, sadece sömürü ve kazanç sistemi üzerinde akacağı yolunu bulamamakla su da yolunu şaşırıyordu.

 

Paranın değiştirme değeri olması gereken akış yolu üzerine; ticaret konmuştu. Kar konmuştu. Kira konmuştu. Faiz konmuştu. Alım gücü konmuştu. Pahalılık konmuştu. Enflasyon konmuştu. Deflasyon konmuştu. Yatırımcılık, finasman, ihale gibi türlü kata küllüler, elbette ki kendi sömürü, ezme, ezilme içinde olma, akışının yasasıydı.

 

Üreten ilişkilerin ortaya konamadığı dönemlerde hemcinslerimiz “alım gücü yok” diye üretim yapmıyorlardı diyemeyeceğimize göre, üretim yapılırken de ve 1 teneke buğday 1 lira ile “eşdeğer kılınır iken” de “eşdeğer değiştirme değeri” alım gücü yok diye 50 krşa düşmezdi.

 

Çünkü üretim para için yapılmıyordu. Ve 3500 yıl da para olmadan üretim yapılmıştı. İlk sömürü mülk sahipliği üzerinde kendisine akış yolu bulmuştu. Çalışan, sömürülen kendi doyacağından başka 10 kişiyi doyuracak kadar üreten emek gücüydü.

 

İşte on kişiyi doyuracak bu artık emek gücü nedenle, artık emek gücü sahibi olan saf çalışanlar mal sahibi karşısında inanıcı ahitle köle yapılmıştı. Kölelik varsa çalışıp üretmenize gerek yoktu.

 

Bu nedenle önce mülk sahibi olmanın sömürüsü ortaya konmuştu. Şimdiler de mülk sahibinin pek bir esamisi, okunmadığından; şimdi mülk sahibi yerine sömüren daha da tehlikelisi olan sıcak para sahibi, sanal para sahibi, para sahibi olmak yeterliydi.

 

El bile mülk sahibi olmaktan ricat edip, paranın sömürü gücü kılınmasıyla Mamon olmuştu. El zamanında para yoktu. Oysa şimdi bir feodal, tapusuyla İstanbul’u sırtına sarıp; Şangay’a gidemeyen bir mülk sahibiydi. Parayı bavula koyup veya bir klavye tuşuna tıklayıp, parayla Mamon olarak Şangay’a, Newyork’a gidemeyen çağ dışı bir feodaldı!

 

El, Mamon olmakla artık; para, pul, dövizci, ihaleci, iş bitirici, sıcak paracı, yatırımcı, hür teşebbüstü, iş adamı gibi servet sahibi olmanın para babası olmanın temsilcisiydi. Parayı birine verdiğiniz de bu kes de para faiz alarak birikip artıyordu. Para, paraya doymuyordu. Üreten sömürülen olduğu sürece paranın artması önünde engel yoktu.

 

Pabucu dama atılan feodaller iş görebilmek için bankerlerden (burjuvadan) borç alıyordu. Bu nedenel feodaller faiz kıskacında inim inim inliyordu. El zamanında faiz olmadığı için faizi ahit yasaları içine konmamıştı. Yani feodaller El ‘in ürünü olmakla dini ahitler de feodal ilişkilerin ürünüydü.

 

Faiz kıskacında inleyen feodaller için yeni bir ahit gerekliydi. Bu ahit gölge olarak El ahdiydi, ama siluet olarak asıl Mamon işin içindeydi. Faiz El ve Mamon anlayışının çatışmasıydı. Fakat hala feodal dinler ve feodal gelenek, görenekle ahitler revaçtaydı.

 

Yeni yapılacak ahit de ilk etapta feodalin feryadına kulak verecekti. Feodal efendinin feryadı faizlerdi. Öyle ya çalışmasından, köleliğinden, fakirliğinden, emanet canından başka bir şeyi olmayan o günlerdeki yoksulların, faizli para alacak halleri yoktu ya. “Faiz almak vermek günahtı”. Faizi alanlar feodalleri, Faizi verenler de Banker para adamı burjuvalardı.

 

Ne güzel orta yerde El (mülk sahibi feodaller) varken sistem tıkır tıkır işliyordu. Şimdide para sahibi burjuva denen MAMONLAR ortaya çıkmıştı. Dinler iki ara bir derede kalmışlardı. Ffaiz helal dese, feodale kazık giriyordu. Yok eğer dinler faize haram deseler, bu kes de bankerlere hezen giriyordu. Din kendisinin de bilmediği FAİZ gibi bir okkanın altına girmişti. Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakaldı.


Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8162&catid=67&Itemid=247

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

72'nci Cannes Film Festivali

72'nci Cannes Film Festivali Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü. 72'nci Cannes Film Festivali
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. ATATÜRK

"


MAKALE

Anlamak gerek 7
15.11.2019                

“Baş başa vermez isek taş yerinde kımıldamaz. Sen de elini ...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Psikolojim bayağı bozulmuştu
15.11.2019                .

.
Psikolojim bayağı bozulmuştu. Niye ki ne, kafanı bozacak ne var ki ekonomi tıkırında, kimsenin geçim derdi yok, ülke sütliman, an ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Yüzde kaçim kelime?
13.11.2019                  .

Ödün vermekle ödüllendirilmek arasında gidip geliyorum ve düş mağduru mahmurluğumla çapalıyorum üstümdeki ölü toprağını belki de h...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler