VE GİTTİN   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 25.01.2020 21:46:42 tarihinde eklenmiş ve 95 kez görüntülenmiş.
Ölümü mimleyen bir yakarışın dış sesiyim: mazlum gölgelerin yaratıcısı ve aymazlığında sitemlerin, bir düş zincirine bir yeni halka daha ekliyorum. Aklımın mavisinde yaslı satırlar var bir o kadar boş boğazlığın rehaveti ile içime çöreklenen pişmanlık.

Anlat, diyen birileri var.

Anlatmıyorum lakin.

Anlatmam istenmiyor da kimi zaman ve ben bir koşu gidip gelip aklımın koridorlarında sahici sislerle örüyorum kelimeleri: bilgi dağarcığımda nice kıyım ve öfkelenmediğim zamanların satır aralığı ve işte bir kuş daha düşüp ölüyor gözlerimin önünde.

Ritim belirsiz. Notalar zıvanadan çıkmış.

Aşk mağduru insanlar izafiyet teorisini tartışıyor ve Mehter Marşıyla dalıyorum sahneye.

Azımsanmayacak bir hakkaniyetsiz ölçüp b/içiyor ruhumu ve akışkan ruhlar durağında esefle not alıyorum.

Amfinin en mutlu öğrencisiyim ve çıkmazlara henüz düşmediğim yıllar ve meyveler de asla hormonlu değil.

Kilo kaybından ölen düşlerim yok ve ben de ölmüyorum sadece fazla havuç yemekten sararıyor gözlerim ve insan b/akışlarında tedirginlik hissediyorum.

Uçurum denen mekânın henüz teşrif etmediği ve babam ölüyor ama ölmezden önce hayallerime rest çekiyor mevsim.

Ölmeyeceğini umuyorum.

Öleceğim ise bir kehanet.

Ölümsüzlüğe şerh düşen martılar henüz şehri istila etmemiş ve bu kadar da kalabalık değil şehir ve mevsim tok gözlü bense tüm aç gözlülüğümle bilgileri emiyor ve içine çeken süngeri çok seviyorum bir izdiham bellediğim hayatın akışında gidiyorum sadece gidiyorum.

Künyemdeki isim yüreksiz bir serenatla aşkı filan da içermiyor hani ve aşkın kayıp kimliği aklıma dahi düşmüyor.

Tek hatırladığım inanılmaz üşüdüğüm ve yaz ortasında kat katlarımı giyip bir de ceketin düğmelerini ilikliyorum önden.

Hep öndeyim.

Öncüyüm.

Bilmiyorum da acıların beni öncü yaptığını ve yapacağını asla da inanmıyorum kuyruklu yalanlara çünkü konuştuğum kimse yok belki de aymazlığında gösterişli acıların ben kendimle konuşmayı da reddediyorum.

Doğurgan olan ne ki?

Hastane koridorlarına düşüp de yolum ve babamı son kez görüyorum.

Bir azamet ise farkındalık yüklendiğim elbet mevsimi fazlaca kibirli lakin benim için her gün kışa dair bir serzeniş elbette eklem yerleri henüz acımıyor şiirlerimin ve ahenkli olan tek şey akıp giden zamanın tereddütsüz yirmi dört saate denk düştüğü.

Derken katlanıyor zaman.

Babam defnediliyor ve gün ç/ağlıyor derken kırk sekiz saate çıkıyor günün rakımı.

Bir uyruksa acıtan.

Bir kuyruksa b/asılan.

Türeyen sessizlik hem de havsalaya sığmayan ve keşfedilmemiş o içsel yolculuk.

Damarlarımdaki kan çekiliyor ve kuruyorum. Sulanması gereken bir bahçe var lakin çiçeklerin ölmesi umurumda değil ve bir çiçek olduğumu da kimse haykırmıyor yüzüme.

Değişken mizacımın tırnaklarını geçirdiği sisli şehir ve şehir olmayı unutan nice şiir.

Coşkudan eser yok havada: havadan eser yok ruhumda: ruhumdan eser yok katlandığım dünyada.

Bir dünya da eksik aslında artık kaç dünya olmuşsam ve burcumun şaşırttığı bir eksendeyim.

İki görüyorum hayatı.

İkiliyorum da günü.

İkizler burcunun bir müridiyim madem ve ruhuma saplanan yıldız parçacıkları.

Hamt etmenin verdiği huzur lakin detayların henüz nüksetmediği.

Mutluluğa çelme takan kim ise ve kim ise yolumda duran: elbette hiç kimse ne de olsa üniversite diplomam pırıl pırıl parlıyor babamın son resminin yanında adeta ona sesleniyor.

Mezuniyet törenimde yalnızım. Babamsa bir morgun müdavimi olmuş.

Bir yerleşke ise hayat henüz altını açmadığım bir kazan ve soğuk suyla yıkanıyor bedenler ve ruhları azat ediliyor.

Emeğin gücüne vakıf mıyım peki?

Ya, eriyen hücrelerim.

Ve ben hala havuç kemiriyorum tıpkı bir tavşan gibi ve nasıl da korkak aslında farkına varamadığım bir dünyanın sahiplenmediği yaralı bir faniyim ve henüz kaderle diyalog geliştiremediğim.

Kederin harf atladığı.

Kaderin kedere takılı kalmış bakışı.

Ve perdeyi ardına kadar açıyorum bir asır sonra ne de olsa sözcüklerin yeşermesi için güneşe ihtiyacı var ve benim de yaşlarımı biriktirmek adına boş bir kaba lakin ağlamıyorum artık ve sürgün edildiğim hayatın kıyısından baka kalıyorum asılı resme.

Beyaz yüzünde cinnetin ve daveti cennet bahçesinin.

Alarmı kuruyorum çünkü umutla tanışıklığım yeni olsa da biliyorum ki mazi hep baki kalacak lakin fırfırlı eteklerinde ömrün sadece dokunuyorum ama sadece yüreğime ve insanların yüreğine dokunmayı ne çok sevdiğimi fark ediyorum artık: en azından önümde uzanan hayata bir bir sunmak adına düş bahçemi ve sevebildiğim kadar da sevindirmekse insanları en azından kimselere yeni hayal kırıklığı yaşatmamak adına elbet uğrayacağım hayal kırıklıklarına direncimle sahip çıkabilmek de sadece benim elimde iken.



Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8162&catid=67&Itemid=247

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

72'nci Cannes Film Festivali

72'nci Cannes Film Festivali Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü. 72'nci Cannes Film Festivali
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. Dr. Albert CAMUS

"


MAKALE

Yüreğidir insani, insanlara sevd
25.09.2020                

YÜREĞİDİR İNSANI, İNSANLARA SEVDİREN! Bir insan neden sevilir; yüzü, gözü, boyu, posu, güzelliği için mi, fiziki özelliğ...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Gregor
23.09.2020                .

.
Sevgili Gregor, düş gücümün itham ettiği her gerçeği sana yoruyorum ve de hayra bazen kapılıp da gidiverdiğim o dev çarkta hül ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Inanç ve umut eşiği
22.09.2020                  .

‘’Hiç tanımadığın birine bir mektup nasıl yazabilirsin ki?’’(Kafka) Özlemin fiyakası üstüme geçirdiğim belki de kocaman bir f...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler