ŞİİR KOKAN YALNIZLIK   


Gülüm Çamlısoy
Bu yazı 15.09.2020 22:09:10 tarihinde eklenmiş ve 12 kez görüntülenmiş.
‘’Gözlerinle dilin arasına gerili uçurumu seviyorum.
Kekeme özgürlüğünü seviyorum.
Susuşundaki hıncı seviyorum.
Kalbinde ürperen kışı seviyorum.’’ (Alıntı)


Bir düş mevsimiydi adeta gecenin kıvılcımları ve hortuma dolanan saçlarım: patiska eteklerinde yalnızlığın İshak kuşları.

Ölü bir zamandı adeta şiirden arda kalan.

Ölümcül bir hevesti belki de asla denk gelmediğim bir bayır yolu.

Ve ayırdına varamadım düşlerin ve düş geçişlerinin…

Geceydi mağlup gelen her ıskaladığında yalnızlığı şairin; tümseklerdi belki de tünediğim türemekse şiir şiir dalgalı saçlarında mevsimin içimde sayısız ürperiş.

Bir sandukada saklıydı şiirler fark etmeden kendimi sakladığım yastık aldı ziynetim.

Ne param vardı ne pulum azıcık nefsimle kavgam azığa aldığım dünümde kat çıktığım hatıralar oysaki nasıl da uysaldım ben şiir yazmazdan önce.

Hırpani hüzün hırkam askıdaydı hem öncesinde.

Derviş yüreğimse kilit altında ve izafi uçuşlarım batıklarda saklı mazim oysa güleç bir kız çocuğuydum bir ömür ne zamanki insanlara sarıldım ve güvendim ve işte miladım bir de kalemin dürtüklediği yüreğimde nice kıvılcım artık yangın yeriydi yeryüzü ve göz teması kurduğum gök kubbe aşkın tapındığı bir izlek ne de olsa mağdur yüreğimle ben galip gelmiştim iblise.

Sezilerim sarmaşık misali.

Aşkın da Ker belası adeta zirvede saklı mutluluğu inançla eşleştiren kimi zaman çatık kaşlı bir yolcu firar eden gemiden oysaki kaptanıydım ben bu hayal teknesinin.

Zifaf gecesi ölülerin, dirisine lanet okuyan bir seyyah.

Aşkın kibrinde yaşayan ve yaşatan, özlemi varla yok arası bir şelale ne de olsa öykündüğüm huzurdu devasa rahmetin de öncüsü bir saltanat sözüm ona oysaki burası yeryüzü idi kimselerin huzura erişemediği.

Sevdikçe gelişen bir gönül bağı, aşkı irdeleyen şiirlerde kapıldığım o gözyaşı seli ne de olsa merkez üstü ölümdü huzurun ve artçıları nice hüzün b/eşiği tastamam sevip de ereceksem hidayete hala çıkmazdaydım tıpkı bir sokak gösterinde yeri göğü toz dumana katan o palyaço en çok da içine akarken boyalı gözlerindeki yaşta kurulanmayı bekleyen bir mazlum kimi zaman annesinden mahrum bir çocuk gibi mayaladıkça aşkı hasretin divitiyle.

İnanandık hep.

İman gücüne sarılan bir hümayun göğe kurduğu çadırda yol veren ya da yolcu eden göçmen kuşları ve uyruğu acı ve uydurduğu masallara kendi bile inanan masalcı.

Biz insandık, hep mi?

Susandık da ve susayan ve susatan şiirler belki de evrenin kumpası iken evre geçiren yıldızlarda saklı şiirin de uyruğuna sapkın bir nöbetçi şair aşkı yalıtanlara duyduğu öfke en çok yalnızlığın hurafelerinde selam çakan tüm evrene…

Kilit noktası mutluluğun ne kindar bir düş ne küsen bir şelale en çok da içinde yaşattığı coşkuyu sunmak isterken evrene…

Hep mi haklıydı şair hep mi aksi ve sözcüksüz geçmezken günü gecesi ifa edeceği binlerce badire en çok kendine kızgın ve yaralı bir kuş ne de olsa müdafaasını sunacaktı bilirkişiye:

‘’Ne kadar susarsak o kadar güçlüyüzdür. Hiçbir ayrılık boşluk yaratmaz bizde. Masalına bile katlanamayız sevmenin…’’ (Alıntı)

Boyun eğdikçe acıya çıtayı yükselten sevgi ve müridi kim ise.

Açığa çıktıksa kusurları kapatmak belki de yüzünü en çok da resimlerde kırmızı çıkan gözleriyle belki de bizdik kendi cehennemimizi yaratan ve cenneti yok sayan tıpkı iyiliğin ve sevginin yok sayıldığı ruhlarda kayıt altına alınası bir huzur en çok da yaşarken duyulası elbet sevmenin meali iken kalemin titri.

Ve işte tuzak soru:

Hayallere dokunmak mıydı hayatı yaşanır kılan yoksa gerçekleri görmezden gelmek ki en çok da yaşanılası bir cennet yaratmak adına peşine düştüğümüz güzellikler ve güzele de güzel demeyen en çok da sahip olmak ısrarla oysaki nasıl da aciz ve korkaktık en çok da severken ve güvenirken ve işte tek kalemde yok sayıldığımız oysaki bizler kalemle tutunmuştuk hayata.

‘’Sevilmek her zaman yeni bir şeydir
Sevmekse sevilmekten de yeni
İster dağlara karşı sev
İster kendine karşı sev beni.’’(Ş. Erbaş)

Düş mevsiminde dolaşan rüzgâr ve hoyrat fıtratı gazabın, aşkın iç bükey sancısında soyut bir sevda busesi kimliği kayıp düşlerin karambole giden ruhların da pervasızlığı ve sevmeyi görev edinen niyetin bekası olsa olsa bir şiirin de nüvesi iken aşk.

Derme çatma bir şiir inşa etmek adına terminalde bekleyen bir Anka kuşu elbet insan görünümünde üstünde mintanı ve hicvettiği her duyguda saklı iken mevsimin tozu.

Tozu dumana katan şiirler hani olur da huzura erer şair, diye.

Şiarı yenilginin ve peşine düştüğümüz hayallerin de katıksız ruhunda saklı nice maruzat ve çat kapı aşk; çat kapı ölüm dirliği olmayan döngünün nihayetinde infilakı ki insan simsarı bir yitim ve kazanım addedilen o sonda saklı iken varsa yoksa ifa edip de kendi kuyruğumuzu kovalarken.

Ön görülen ne varsa.

Arz edilene delalet elbet arz-talep dengesinde saklı keramet ve işte yokuş yukarı çıkıyor şafak, kunduzların sesi kükreyen dağların tüten dumanı oysaki şehrin ortasında el, el üstünde oturan kukumav kuşu misali hücre hapsine çarptırılmış milyonlarca insanın güneşin tadından, kokusundan, ışığından nasiplenmeyi dileyen.

Kocaman bir sarkaç ve kırık.

İşinin ehli tamirci gel gör ki tamir edilmeyen bunca köstekli saati ve kırık yüreği istifleyip de Tanrıdan yardım dilerken.

Ölüm kokan gece. Şiir kokan yalnızlık.

Yalnızlığın tütsüsü, kokusu yeri göğü kaplayan gül ağaçlarının belki de asla açmayacak goncalar iken tevekkül yüklü; belki asla gülmeyecek iken bebekler ağlaması hız kesmeyen ve dünyaya neden geldiklerinden bihaber süt kokusunda yeşeren filizler.

Aşkın seması.

Sedanın mavisi.

Mavinin reçine sevdası.

Sevdanın özlemi.

Özlemin ise öznesi iken âşık ile maşuk.

Ve devasa bir kuyu içinde kaynayan hasret ve lanet ulaştı ulaşacak kıyısına insanlığın aslında cehennemin dokusu ve ruhu saklı iken karanlıkta ve izbelerde ve tereddütsüz seven şairin içine kaçan korkusu belki de sevemeyeceği ve yazamayacağı inancı ile tutuklu kaldığı gecede bir rehavet ki taşan zeminden aslında sevdalı şiirleri yüreğin körüklediği hece hece yatıya gelen ilham perisinin de hoş reveransı ile huzurun doruğunda yeşeren yeni güne merhaba demenin de meali iken şairin ve kalemin temennisi.




Lütfen üye girişi yapınız.


Yazıya Yapılan Yorumlar

 

/v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=4913&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5009&catid=68&Itemid=248 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5354&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=5497&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8156&catid=67&Itemid=247 /v2011/index.php?option=com_content&view=article&id=8162&catid=67&Itemid=247

Bodrum Müzik Festivali

Bodrum Müzik Festivali Devamını Oku

Sanatta ‘Hareket’ var

Sanatta ‘Hareket’ var Devamını Oku

Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu”

                           Cogitationis Poenam Nemo Meret KÜLTÜR SANAT  SİNEMA MÜZİK MODA  VASA VANA PLURİMUM SONANT  Sayfa no: 1  2  3    Antalya Film Festivali “Ödüller sahiplerini buldu”     Türkiye'nin sinemadaki en uzun soluklu festivali 54'üncü Uluslararası Antalya Film Festivali'nde 'En Devamını Oku

Kara Sevda Emmy aldı

Kara Sevda Emmy aldı Devamını Oku

Dünya Dans Günü.

dünya dans günü Devamını Oku

72'nci Cannes Film Festivali

72'nci Cannes Film Festivali Devamını Oku

Bodrum Müzik Festivali Sanatta ‘Hareket’ var Antalya Film Festivali:“Ödüller sahiplerini buldu” Kara Sevda Emmy aldı Dünya Dans Günü. 72'nci Cannes Film Festivali
Online üyeleri görebilmek için üye girişi yapmalısınız

RADYO ŞİİR SANATI

Fortis et Liber

SANATIN ve DOSTLUĞUN ADRESİ

İSTEK YAP   İSTEK OKU   DUYURU

ATATÜRK KÖŞESİ

ÜYE OL - SİTEYE GİRİŞ

DOĞRU YAZMA SANATI

EDEBİYAT ATÖLYESİ


Labor Omnia Vincit

EDEBİYAT
 
ATÖLYESİ   

SANAT ATÖLYESİ

ŞİİR FALINIZ

HAFTANIN YAZISI

ATIŞMALAR

 

ATIŞMA

Gelin Hep Beraber
Bir Dörtlük de Siz Yazın

Atışma Şiir Nedir?

Diğer Atışmalar

GÜNÜN İNCİLERİ

GÜNÜN SEÇKİLERİ

HAFTANIN SEÇKİLERİ

AYIN SEÇKİLERİ

YILIN ŞİİRİ / ŞAİRİ

SEÇKİ ÖLÇÜTLERİ

SİTE KURALLARI

ÜYE KİTAPLARI

GİRNE - K.K.T.C. ÖZEL

GEÇMİŞ ZAMAN

SON ÜYELER

ÖZLÜ SÖZLER

"

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. Dr. Albert CAMUS

"


MAKALE

Siz yöneticiler
18.09.2020                

Yıllar yılı edebiyat sitelerinde kalem, klavye oynatırım. Yedi, sekiz sene bilfiil yöneticilikte yaptım. 15 Temmuz dan sonra bırakt...

Devamı...    

                     Tum Makaleler                    

ÖYKÜ


Şİİr kokan yalnizlik
15.09.2020                .

.
‘’Gözlerinle dilin arasına gerili uçurumu seviyorum. Kekeme özgürlüğünü seviyorum. Susuşundaki hıncı seviyorum. Kalbinde ...

                                                   
Devamı...

                     Tum Oykuler                    

 

DENEME

Eskişehir 6 nolu sağlik ocağini
18.09.2020                  .

ESKİŞEHİR 6 NOLU SAĞL...

                                                                       Devamı... 

                     Tum Denemeler